Block title
Block content
İfade-i Meram

ON ÜÇ SENEDEN BERİ kalbim, aklımla imtizaç edip Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın

1 لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ - لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

2 اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا فِى اَنْفُسِهِمْ مَا خَلَقَ اللهُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضَ

3 َلاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ gibi âyetlerle emrettiği tefekkür mesleğine teşvik ettiği ve 4 تَفَكُّرُ سَاعَةٍ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ سَنَةٍ hadis-i şerifi, bazan bir saat tefekkür bir sene ibadet hükmünde olduğunu beyan edip tefekküre azîm teşvikat yaptığı cihetle, ben de bu on üç seneden beri meslek-i tefekkürde akıl ve kalbime tezahür eden büyük nurları ve uzun hakikatleri kendime muhafaza etmek için, işârât nev’inden bazı kelimâtı, o envâra delâlet etmek için değil, belki vücutlarına işaret ve tefekkürü teshil ve intizamı muhafaza için vaz’ ettim. Gayet muhtelif Arabî ibarelerle kendi kendime o tefekkürde gittiğim zaman o kelimâtı lisanen zikrediyordum. Bu uzun zamanda ve binler defa tekrarında ne bana usanç geliyordu ve ne de verdiği zevk noksanlaşıyordu ve ne de onlara ihtiyac-ı ruhî zâil oluyordu.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “Tâ ki tefekkür edin.” Bakara Sûresi, 2:219; “Tâ ki tefekkür etsinler.” Nahl Sûresi, 16:44.
2 : “Onlar kendi üzerlerindeki İlâhî san’at mucizelerini hiç düşünmezler mi? Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri Allah, ancak hak ve hikmetle yaratmıştır....” Rum Sûresi, 30:8.
3 : Tefekkür eden bir topluluk için deliller vardır.Yunus Sûresi, 10:24.
4 : “Bir saat tefekkür, bir sene nafile ibadetten daha hayırlıdır.” el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 1:310; Gazâlî, İhyâ-u Ulûmi’d-Dîn, 4:409 (Kitâbu’t-Tefekkür); el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 1:78.
Önceki Risale: Yirmi Sekizinci Lem'a / Sonraki Risale: Otuzuncu Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

Arabî ibare : Arapça metin
âyet : Kur’ân’ın her bir cümlesi
azîm : büyük
beyan etmek : açıklamak, izah etmek
cihet : yön
delâlet etmek : delil olmak, işaret etmek
envâr : nurlar, ışıklar
gayet : çok
hadis-i şerif : Peygamberimize ait söz, emir ve davranışlar
hakikat : gerçek, esas
hükmünde olmak : aslı gibi olmak, aslının yerine geçmek
ifade-i meram : maksadı ifade etme
ihtiyac-ı ruhî : ruhun ihtiyacı
imtizaç : birbiriyle karışma, kaynaşma
intizam : düzen
işârat : işaretler, belirtiler
kelimât : kelimeler, sözler
Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan : açıklamalarıyla mu’cize olan, benzerini yapmakta akılları âciz bırakan Kur’ân
lisanen : dille
meslek-i tefekkür : tefekkür mesleği, yolu
muhafaza etmek : korumak
muhafaza : koruma
muhtelif : çeşitli
nev' : çeşit, tür
noksan : eksik
tefekkür : varlıklar üzerinde Allah’ı tanımayı sonuç verecek şekilde düşünme
teshil : kolaylaştırma
teşvik etmek : şevklendirmek, isteklendirmek
teşvikat : teşvikler
tezahür etmek : görünmek, ortaya çıkmak
usanç gelmek : bıkmak, sıkılmak
vaz’ etmek : koymak
vücut : varlık
zâil olmak : geçip gitmek, yok olmak
zikretmek : anmak
Yükleniyor...