Block title
Block content
Hem Hazret-i Ali’ye, “senin sakalını senin başının kanıyla ıslattıracak bir adamı” 1 ihbar etmiş. Hazret-i Ali o adamı tanırmış; o da Abdurrahman ibni Mülcemü’l-Hâricîdir.

Hem Hâricîlerin içinde “Züssedye” denilen bir adamı, garip bir nişanla alâmet olarak haber vermiştir ki, Havâriçlerin maktulleri içinde o adam bulunmuş, Hazret-i Ali onu hakkaniyetine hüccet göstermiş, hem mu’cize-i Nebeviyeyi ilân etmiş. 2

Hem Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Ümmü Seleme’nin, daha diğerlerin rivayet-i sahihiyle haber vermiş ki, “Hazret-i Hüseyin, Taff,3 yani Kerbelâ’da katledilecektir.” Elli sene sonra, aynı vak’a-i ciğersûz vukua gelip o ihbar-ı gaybîyi tasdik etmiş.

Hem mükerreren ihbar etmiş ki: “Benim Âl-i Beytim, benden sonra يَلْقَوْنَ قَتْلاً وَتَشْرِيدًا yani katle ve belâya ve nefye maruz kalacaklar.” 4 Ve bir derece izah etmiş, aynen öyle çıkmıştır.

Şu makamda bir mühim sual vardır ki, denilir ki: “Hazret-i Ali, o derece hilâfete liyakati olduğu ve Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma karabeti ve harikulâde cesaret ve ilmiyle beraber, neden hilâfette tekaddüm ettirilmedi?

Ve neden onun hilâfeti zamanında İslâm çok keşmekeşe mazhar oldu?”

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : el-Hâkim, el-Müstedrek, 3:113; Müsned, 1:102, 103, 148, 156.
2 : Buharî, Menâkıb: 25; Edeb: 95; İstitâbe: 7; Müslim, Zekât: 148, 156, 157; Ebû Dâvud, Sünnet: 28; Müsned, 3:56, 65.
3 : el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 9:188; Müsned, 6:294.
4 : İbni Mâce, Fiten: 34.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

alâmet : işaret
Aleyhissalâtü Vesselâm : Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun
Âl-i Beyt : Peygamber Efendimizin ailesi ve onun neslinden gelenler
hakkaniyet : doğruluk, gerçekçilik
harikulâde : olağanüstü, hayranlık verici
hilâfet : halifelik; Peygamberimizin vekili olarak din ve dünya işlerinde genel reislik
hüccet : delil, kanıt
ihbar : haber verme, bildirme
ihbar-ı gaybî : bilinmeyen gayb âleminden ve gelecekten haber verme
karabet : akrabalık, yakınlık
katl : öldürme
keşmekeş : karışıklık
kutb-u âzam : en büyük kutup; Müslümanların kendisine bağlandıkları büyük evliyalardan zamanın en büyük mürşidi
liyakat : lâyık olma
maktul : öldürülen
maruz kalmak : uğrama; başına gelmek
mazhar : görünme yeri
mu’cize-i Nebeviye : Peygamberimizin mu’cizesi
muharebe : harp, savaş
mükerreren : tekrarla, defalarca
nefy : sürgün
Resul-i Ekrem : Allah’ın en şerefli ve değerli elçisi olan Hz. Muhammed (a.s.m.)
rivayet-i sahiha : sahih olan rivayet; Peygamberimizden doğru olarak, sahih olarak nakledilmiş hadîs
tasdik : doğrulama, onay
tasdik-ı fiilî : fiilen tasdik edilmesi, doğrulanması
tekaddüm : öne geçme, ileride olma
Vak’a-i Cemel : Cemel hadisesi
vak’a-i cîğersûz : ciğer yakan vak’a, olay
vukua gelme : gerçekleşme, meydana gelme
Yükleniyor...