Block title
Block content
Yine İncil-i Yuhanna, On Altıncı Bab ve yedinci âyeti şudur: “Amma ben size hakkı söylüyorum. Benim gittiğim, size faidelidir. Zira ben gitmeyince Tesellici size gelmez.” İşte, bakınız: Reis-i Âlem ve insanlara hakikî teselli veren, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmdan başka kimdir? Evet, Fahr-i Âlem odur ve fâni insanları idam-ı ebedîden kurtarıp teselli veren odur.

Hem İncil-i Yuhanna, On Altıncı Bab, sekizinci âyeti: “O dahi geldikte, dünyayı günaha dair, salâha dair ve hükme dair ilzam edecektir.”1 İşte, dünyanın fesadını salâha çeviren ve günahlardan ve şirkten kurtaran ve siyaset ve hâkimiyet-i dünyayı tebdil eden, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmdan başka kim gelmiş?

Hem İncil-i Yuhanna, On Altıncı Bab, on birinci âyet: “Zira bu Âlemin Reisinin gelmesinin hükmü gelmiştir.”2 İşte, “Âlemin Reisi”HAŞİYE elbette Seyyidü’l-Beşer olan Ahmed-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmdır.

Hem İncil-i Yuhanna, On İkinci Bab ve on üçüncü âyet: “Amma o Hak Ruhu geldiği zaman, sizi bilcümle hakikate irşad edecektir. Zira kendisinden söylemiyor. Bilcümle, işittiğini söyleyerek gelecek nesnelerden size haber verecek.”3

İşte bu âyet sarihtir. Acaba umum insanları birden hakikate davet eden ve her haberini vahiyden veren ve Cebrâil’den işittiğini söyleyen ve kıyamet ve âhiretten tafsilen haber veren, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmdan başka kimdir? Ve kim olabilir?

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Nebhânî, Hüccetüllah ale’l-Âlemîn, 95, 96, 97; el-Envârü’l-Muhammediyye.
2 : Nebhânî, Hüccetüllah ale’l-Âlemîn, 95, 96, 97; el-Envârü’l-Muhammediyye.
HAŞİYE : Evet, o zat öyle bir reis ve sultandır ki, bin üç yüz elli senede ve ekser asırlardan herbir asırda, lâakal üç yüz elli milyon tebaası ve raiyeti var; kemal-i teslim ve inkıyadla evâmirine itaat ederler, hergün ona selam etmekle tecdid-i biat ederler.
3 : Halebî, es-Sîretü’l-Halebiye, 1:346; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:743.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Beşinci İşaret / Sonraki Risale: On Yedinci İşaret
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

Ahmed : çokça medhedilen, övülen
Ahmed-i Muhammed : Hz. Muhammed (a.s.m.)
Âlemin Reisi : Âlemlerin Efendisi olan Fahr-i Âlem Hz. Muhammed (a.s.m.) Aleyhissalâtü Vesselâm
bâb : kısım, bölüm
bilcümle : bütünüyle, tamamen
Cebrâil : (bk. bilgiler – Cebrâil (a.s.))
evâmir : emirler
Fahr-i Âlem : bütün âlemin kendisiyle övündüğü Peygamberimiz (a.s.m.)
fânî : geçici, ölümlü
Hak Ruhu : doğru, gerçek, hakikatin ruhu, Hz. Muhammed (a.s.m.)
hak : doğru, gerçek
hakikat : gerçek, doğru
hakikî : asıl, gerçek
hâkimiyet-i dünya : dünya hakimiyeti, dünyaya hükmetme
İbrânî : Yahudi kavminden olan kimse
idam-ı ebedî : dirilmemek üzere sonsuz yok oluş
ilzam etme : susturma, fikren mağlup etme
İncil-i Yuhanna : Yuhanna İncili dört incilden birisi, Hz. İsa’nın (a.s.) havarilerinden Yuhanna tarafından yazılan İncil, Hz. İsa’ya indirilen kitap
inkıyad : boyun eğmek
irşad : doğru yolu gösterme
itaat etmek : uymak
kemâl-i teslim : tam bir bağlılık, teslimiyet
kütüb-ü enbiyâ : peygamberlere gelen kitaplar
lâakal : en az
Muhammed : methedilmiş, övülmüş
Muhammed-i Arabî : Arapların arasından çıkmış olan peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.m.)
muhtar : seçilmiş, seçkin
raiyyet : halk, vatandaş
Reis-i Âlem : Âlemlerin Efendisi olan Fahr-i Âlem Hz. Muhammed (a.s.m.)
Resul-i Ekrem : Allah’ın en şerefli ve değerli elçisi olan Hz. Muhammed (a.s.m.)
salâh : iyilik, rahatlık
sarih : açık
Seyyidü’l-Beşer : bütün insanlığın büyüğü, efendisi olan Hz. Muhammed (a.s.m.)
şirk : Allah’a ortak koşma
tafsilen : ayrıntılı olarak
teba : ümmet, halk
tebdil etmek : değiştirmek
tecdid-i biat : bağlılığı yenilemek
umum : bütün
vahiy : Cenâb-ı Hak tarafından bir peygambere bildirilen emirler ve ona ilham olunan şeyler (bk. v-ḥ-y)
Yükleniyor...