Block title
Block content
Sual: Eğer desen, “Neden Hazret-i İsâ Aleyhisselâm her nebîden ziyade müjde veriyor; başkalar yalnız haber veriyorlar, müjde sureti azdır?”

Elcevap: Çünkü, Ahmed Aleyhissalâtü Vesselâm, İsa Aleyhisselâmı Yahudilerin müthiş tekzibinden ve müthiş iftiralarından ve dinini müthiş tahrifattan kurtarmakla beraber; İsâ Aleyhisselâmı tanımayan Benî İsrail’in suubetli şeriatine mukàbil, suhuletli ve câmi ve ahkâmca şeriat-i İseviyenin noksanını ikmal edecek bir şeriat-i âliyeye sahiptir. İşte onun için, çok defa “Âlemin Reisi geliyor” diye müjde veriyor.1

İşte Tevrat, İncil, Zebur’da ve sair suhuf-u enbiyada çok ehemmiyetle, âhirde gelecek bir peygamberden bahisler var, çok âyetler var—nasıl bir kısım nümunelerini gösterdik. Hem çok namlarla o kitaplarda mezkûrdur. Acaba bütün bu kütüb-ü enbiyada, bu kadar ehemmiyetle, mükerrer âyetlerde bahsettikleri Âhirzaman Peygamberi, Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmdan başka kim olabilir?

İKİNCİ KISIM: İrhasattan ve delâil-i nübüvvetten maksat şudur ki: Bi’set-i Ahmediyeden evvel, zaman-ı fetrette kâhinler, hem o zamanın bir derece evliya ve ârif-i billâh olan bir kısım insanları, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın geleceğini haber vermişler ve ihbarlarını da neşretmişler, şiirleriyle gelecek asırlara bırakmışlar. Onlar çoktur. Biz, ehl-i siyer ve tarihin nakil ve kabul ettikleri meşhur ve münteşir olan bir kısmını zikredeceğiz.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Saff Sûresi, 61:6. âyet, Ayrıca: Halebî, Sîres, 1:214; Aliyyü’l-Kârî, Şerhu’ş-Şifâ, 1:743; Nebhânî, Huccetullâhi ale’l-Âlemîn, s. 99, 114; Kitâb-ı Mukaddes (Türkçe terceme), Yeni Âhit, Bâb: 14, Âyet: 16, 17, 26, 30; Bâb: 15, Âyet, 26; Bâb: 16; Âyet: 7, 8, 9, 10, 11, 13, 14.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Beşinci İşaret / Sonraki Risale: On Yedinci İşaret
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

Aleyhissalâtü Vesselâm : Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun
ammizade : amcaoğlu
bi’set-i Nebevî : Hz. Muhammed’in peygamber olarak gelişi
ced : dede, ata
ecdad : atalar, cedler
evsâf : vasıflar, özellikler
ezcümle : meselâ, örneğin, bu cümleden olarak
füc’eten : ansızın, birdenbire
hatip : hitap eden, konuşan
ilham : Allah’tan kalbe gelen ve doğan mânâlar
kafile-i Kureyş : Kureyş kafilesi, topluluğu
kavm-i Arap : Arap kavmi, milleti
kütüb-ü sabıka : Kur’ân’dan önce gelen semâvî kitaplar
melik : hükümdar, sultan
Muhammedü’n-Nebî : Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.m.)
muvahhid : Cenâb-ı Allah’ın varlığına ve birliğine inanan
müştak : şiddetle arzulayan
nübüvvet-i Ahmediye : Hz. Muhammed’in (a.s.m.) peygamberliği
Resul-i Ekrem : Allah’ın en şerefli ve değerli elçisi olan Hz. Muhammed (a.s.m.)
risalet : elçilik, peygamberlik
risalet-i Ahmediye : Hz. Muhammed’in (a.s.m.) peygamberliği
tasdik : doğrulama, onay
vezir : hükümdar vekili
zât-ı rûşen-zamir : hakikatleri bilen, gönlü aydın kişi
Yükleniyor...