Block title
Block content
Şu vakıa çok iştihar etmiş. Hattâ Katâde’nin bir hafîdi, Ömer ibni Abdi’l-Aziz’in yanına geldiği vakit, kendini şöyle tarif etmiş: “Ben öyle bir zâtın hafîdiyim ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm onun çıkmış gözünü yerine koyup birden şifa buldu; en güzel göz o olmuş” diye, nazım suretinde

اَنَا ابْنُ الَّذِى سَالَتْ عَلَى الْخَدِّ عَيْنُهُ - فَرُدَّتْ بِكَفِّ الْمُصْطَفٰى اَحْسَنَ الرَّدِّ فَعاَدَتْ كَمَا كَانَتْ ِلاَوَّلِ اَمْرِهاَ - فَياَ حُسْنَ ماَ عَيْنٍ وَياحُسْنَ ماَرَدٍّ

Hazret-i Ömer’e söylemiş, onunla kendini tanıttırmış. 1 Hem nakl-i sahihle haber verilmiş ki: Meşhur Ebu Katâde’nin, yevm-i Zîkarad denilen gazvede, bir ok mübarek yüzüne isabet etmiş. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm mübarek eliyle meshetmiş. Ebu Katâde der ki: “Kat’iyen ve asla ne acısını ve ne de cerahatini görmedim.” 2

İKİNCİ MİSAL: Başta Buharî ve Müslim, kütüb-ü sahiha haber veriyorlar ki:

Gazve-i Hayber’de, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Aliyy-i Haydarî’yi bayraktar tayin ettiği halde, Ali’nin gözleri hastalıktan çok ağrıyordu. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm tiryak gibi tükürüğünü gözüne sürdüğü dakikada şifa bularak hiçbir şey kalmadı.3 Sabahleyin Hayber Kal’asının pek ağır demir kapısını çekip, elinde kalkan gibi tutup Kal’a-i Hayber’i fethetti. Hem o vakıada, Seleme İbnü’l-Ekvâ’nın bacağına kılıç vurulmuş, yarılmış. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ona nefes edip, birden ayağı şifa bulmuş. 4

ÜÇÜNCÜ MİSAL: Başta Neseî olarak, erbab-ı siyer, Osman ibni Huneyf’ten haber veriyorlar ki:

Osman diyor ki: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın yanına bir âmâ geldi, dedi: “Benim gözlerimin açılması için dua et.” Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ona ferman etti:

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:322; el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 6:113; el-Hindî, Kenzü’l-Ummâl, 12:377; İbnü’l-Kayyım, Zâdü’l-Meâd (tahkik: Arnavud), 3:186-187; el-Hâkim, el-Müstedrek, 3:295.
2 : Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:322; Hafâcî, Şerhu’ş-Şifâ, 3:113; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:653.
3 : Buharî, Cihad: 102, 144, Mağâzî: 38; Fedâilü’l-Eshâb: 9; Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe: 32, 34; el-Hâkim, el-Müstedrek, 3:38.
4 : Buharî, Mağâzî: 38 (Yezîd ibni Ubeyd’den); Ebû Dâvûd, Tıb: 19; Es-Sâ’âtî, el-Fethü’r-Rabbânî Şerh-i Müsned, 22:259.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On İkinci İşaret / Sonraki Risale: On Dördüncü İşaret
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

Aleyhissalâtü Vesselâm : Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun
âmâ : kör
bayraktar : sancak veya bayrak taşıyan
cerahat : iltihap, yara
erbâb-ı siyer : Peygamberimizin (a.s.m.) hayatı, ahlâkı, sözleri ve yaşayışı hakkında kitap yazanlar, İslâm tarihçileri
ferman : emir, buyruk
gazve : Peygamber Efendimizin bizzat iştirak ettiği savaş
hafid : evlat oğlu, torun
haşiye : dipnot, açıklayıcı not
Hayber Kal’ası : Hayber Kalesi
iştihar : meşhur olma
kat’iyen : kesin olarak, şüphesiz
kütüb-ü sahiha : sağlam doğru ve güvenilir hadis kitapları
mübarek : bereketli, uğurlu
nakl-i sahih : bir hadis-i şerifin Peygamber Efendimizden (a.s.m.) doğru ve sağlam kanallarla aktarılması
nazım : kafiyeli, vezinli söz, şiir
Resul-i Ekrem : Allah’ın en şerefli ve değerli elçisi olan Hz. Muhammed (a.s.m.)
suret : biçim, şekil
tayin etme : vazifelendirme, atama
tiryak : ilaç
vakıa : olay
Yükleniyor...