İKİNCİ MİSAL: Mihmandâr-ı Nebevî Ebu Eyyubi’l-Ensârî hanesine teşrif-i Nebevî hengâmında Ebu Eyyub der ki:
Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ve Ebu Bekr-i Sıddık’a kâfi gelecek iki kişilik yemek yaptım. Ona ferman etti:
1 اُدْعُ ثَلاَثِينَ مِنْ اَشْراَفِ اْلاَنْصَارِ Otuz adam geldiler, yediler. Sonra ferman etti: 2 اُدْعُ سِتِّينَ Altmış daha davet ettim. Geldiler, yediler. Sonra ferman etti: 3 اُدْعُ سَبْعِينَ Yetmiş daha davet ettim. Geldiler, yediler. Kaplarda yemek daha kaldı. Bütün gelenler o mu’cize karşısında İslâmiyete girip biat ettiler. O iki kişilik taamdan yüz seksen adam yediler.4
ÜÇÜNCÜ MİSAL: Hazret-i Ömer ibnü’l-Hattab ve Ebu Hüreyre ve Selemetübnü’l-Ekvâ ve Ebu Amrate’l-Ensarî gibi, müteaddit tariklerle diyorlar ki:
Bir gazvede ordu aç kaldı. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma müracaat ettiler. Ferman etti ki: “Heybelerinizde kalan bakıye-i erzakı toplayınız.” Herkes azar birer parça hurma getirdi. En çok getiren, dört avuç getirebildi. Bir kilime koydular.
Seleme der ki: “Mecmuunu ben tahmin ettim, oturmuş bir keçi kadar ancak vardı.” Sonra Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm bereketle dua edip ferman etti: “Herkes kabını getirsin.” Koşuştular, geldiler. O ordu içinde hiçbir kap kalmadı, hepsini doldurdular. Hem fazla kaldı.
Sahabeden bir râvi demiş: “O bereketin gidişatından anladım: Eğer ehl-i arz gelseydi, onlara dahi kâfi gelecekti.” 5
Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ve Ebu Bekr-i Sıddık’a kâfi gelecek iki kişilik yemek yaptım. Ona ferman etti:
1 اُدْعُ ثَلاَثِينَ مِنْ اَشْراَفِ اْلاَنْصَارِ Otuz adam geldiler, yediler. Sonra ferman etti: 2 اُدْعُ سِتِّينَ Altmış daha davet ettim. Geldiler, yediler. Sonra ferman etti: 3 اُدْعُ سَبْعِينَ Yetmiş daha davet ettim. Geldiler, yediler. Kaplarda yemek daha kaldı. Bütün gelenler o mu’cize karşısında İslâmiyete girip biat ettiler. O iki kişilik taamdan yüz seksen adam yediler.4
ÜÇÜNCÜ MİSAL: Hazret-i Ömer ibnü’l-Hattab ve Ebu Hüreyre ve Selemetübnü’l-Ekvâ ve Ebu Amrate’l-Ensarî gibi, müteaddit tariklerle diyorlar ki:
Bir gazvede ordu aç kaldı. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma müracaat ettiler. Ferman etti ki: “Heybelerinizde kalan bakıye-i erzakı toplayınız.” Herkes azar birer parça hurma getirdi. En çok getiren, dört avuç getirebildi. Bir kilime koydular.
Seleme der ki: “Mecmuunu ben tahmin ettim, oturmuş bir keçi kadar ancak vardı.” Sonra Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm bereketle dua edip ferman etti: “Herkes kabını getirsin.” Koşuştular, geldiler. O ordu içinde hiçbir kap kalmadı, hepsini doldurdular. Hem fazla kaldı.
Sahabeden bir râvi demiş: “O bereketin gidişatından anladım: Eğer ehl-i arz gelseydi, onlara dahi kâfi gelecekti.” 5
Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:
1 : “Ensar’dan otuz kişi çağır.”
2 : “Altmış kişi çağır.”
3 : “Yetmiş kişi çağır.”
4 : Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:292; el-Heysemî, el-Mecmeu’z-Zevâid, 8:303; Hafâcî, Şerhu’ş-Şifâ, 3:33; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:604.
5 : Buharî, Şerike: 1; Cihad: 123; Müslim, İman: 44, 45; Müsned, 3:11, 418.
2 : “Altmış kişi çağır.”
3 : “Yetmiş kişi çağır.”
4 : Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:292; el-Heysemî, el-Mecmeu’z-Zevâid, 8:303; Hafâcî, Şerhu’ş-Şifâ, 3:33; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:604.
5 : Buharî, Şerike: 1; Cihad: 123; Müslim, İman: 44, 45; Müsned, 3:11, 418.
Önceki Risale: Altıncı Nükteli İşaret / Sonraki Risale: Sekizinci İşaret


Görüntülü ve Sesli Dersler
Bu Sayfaya Ait Soru Cevaplar