Block title
Block content
Sekizinci Mektup
2 وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ1 بِاسْمِهِ

3 اَلرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ isimleri 4 بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ’e girdiklerinin ve her mübarek şeyin başında zikredilmelerinin çok hikmetleri var. Onların beyanını başka vakte tâliken, şimdilik kendime ait bir hissimi söyleyeceğim.

Kardeşim, ben اَلرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ isimlerini öyle bir nur-u âzam görüyorum ki, bütün kâinatı ihata eder ve her ruhun bütün hâcât-ı ebediyesini tatmin edecek ve hadsiz düşmanlarından emin edecek, nurlu ve kuvvetli görünüyorlar. Bu iki nur-u âzam olan isimlere yetişmek için en mühim bulduğum vesile, fakr ile şükür, acz ile şefkattir; yani ubûdiyet ve iftikardır.

Şu mesele münasebetiyle hatıra gelen ve muhakkikîne, hattâ bir üstadım olan İmam-ı Rabbânî’ye muhalif olarak diyorum ki:

Hazret-i Yâkup Aleyhisselâmın Yusuf Aleyhisselâma karşı şedit ve parlak hissiyatı, muhabbet ve aşk değildir, belki şefkattir. Çünkü, şefkat, aşk ve muhabbetten çok keskin ve parlak ve ulvî ve nezihtir ve makam-ı nübüvvete lâyıktır. Fakat muhabbet ve aşk, mecazî mahbuplara ve mahlûklara karşı derece-i şiddette olsa, o makam-ı muallâ-yı nübüvvete lâyık düşmüyor.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Onun adıyla.
2 : “Hiçbir şey yoktur ki, Allah’ı hamd ile tesbih etmesin.” İsrâ Sûresi, 17:44.
3 : Rahmetinin eserleri dünya ve âhireti dolduran Rahmân Allah. İnanan kullarına pek özel ikramları olan Rahîm Allah.
4 : Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Önceki Risale: Yedinci Mektup / Sonraki Risale: Dokuzuncu Mektup
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

acz : âcizlik, güçsüzlük
beyan : açıklama
derece-i şiddet : şiddet derecesi, şiddetli bir derece
fakr : fakirlik, ihtiyaç hali
hâcât-ı ebediye : sonsuz ihtiyaçlar
hadsiz : sınırsız
hikmet : gaye, fayda
his : duygu
hissiyat : hisler, duygular
i’câz : mu’cizelik özelliği
iftikar : Allah’a karşı fakirliğini hissetme ve gösterme
ihata etmek : kuşatmak, kapsamak
ism-i Rahîm : Allah’ın sonsuz merhamet ve şefkat sahibi olduğunu bildiren ismi
kâinat : evren, yaratılmış herşey
Kur’ân-ı Hakîm : her âyet ve sûresinde sayısız hikmet ve faydalar bulunan Kur’ân
mahbup : sevgili
mahlûk : yaratık
makam-ı muallâ-yı nübüvvet : peygamberliğin yüce makamı
makam-ı nübüvvet : peygamberlik makamı
mecazî : gerçek olmayan
muhabbet : sevgi
muhakkikîn : gerçekleri araştıran ve hakikatleri delilleriyle bilen âlimler
muhalif : aykırı, zıt
mübarek : bereketli, hayırlı
münasebet : bağlantı, ilişki
nezih : temiz, pâk
nur-u âzam : çok büyük nur, ışık
suret : biçim, şekil
şedit : şiddetli
şefkat : içten ve karşılıksız sevgi
tâlik : sonraya bırakma, askıya alma
ubûdiyet : Allah’a kulluk
ulvî : yüce, yüksek
Yükleniyor...