Block title
Block content
Yedinci Risale olan Yedinci Mesele

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم

قُلْ بِفَضْلِ اللهِ وَبِرَحْمَتِهِ فَبِذٰلِكَ فَلْيَفْرَحُوا هُوَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ 1

Şu Mesele, Yedi İşarettir.

Evvelâ, tahdis-i nimet suretinde birkaç sırr-ı inâyeti izhar eden Yedi Sebebi beyan ederiz.

BİRİNCİ SEBEP: Eski Harb-i Umumîden evvel ve evâilinde, bir vakıa-i sadıkada görüyorum ki, Ararat Dağı denilen meşhur Ağrı Dağının altındayım. Birden o dağ müthiş infilâk etti. Dağlar gibi parçaları dünyanın her tarafına dağıttı. O dehşet içinde baktım ki, merhum validem yanımdadır. Dedim: “Ana, korkma. Cenâb-ı Hakkın emridir; O Rahîmdir ve Hakîmdir.”

Birden, o halette iken, baktım ki, mühim bir zât bana âmirâne diyor ki: “İ’câz-ı Kur’ân’ı beyan et.”

Uyandım, anladım ki, bir büyük infilâk olacak. O infilâk ve inkılâptan sonra, Kur’ân etrafındaki surlar kırılacak. Doğrudan doğruya Kur’ân kendi kendini müdafaa edecek. Ve Kur’ân’a hücum edilecek; i’câzı onun çelik bir zırhı olacak. Ve şu i’câzın bir nev’ini şu zamanda izharına, haddimin fevkinde olarak, benim gibi bir adam namzet olacak. Ve namzet olduğumu anladım.

Madem i’câz-ı Kur’ân’ı bir derece beyan, Sözlerle oldu. Elbette, o i’câzın hesabına geçen ve onun reşehâtı ve berekâtı nev’inden olan hizmetimizdeki inâyâtı izhar etmek, i’câza yardımdır ve izhar etmek gerektir.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “Onlara söyle ki: Allah’ın lütfuyla ve rahmetiyle-ancak bununla ferahlansınlar. Bu, onların dünyada toplayıp durduklarından daha hayırlıdır.” Yûnus Sûresi, 10:58.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âdab : usuller, yollar
âmirâne : emrederek
berekât : bereketler
beyan etmek : açıklamak
Cenâb-ı Hak : hakkın ta kendisi olan, şeref ve azamet sahibi yüce Allah
evâil : önceler, başlangıçlar
evvelâ : öncelikle, ilk olarak
fevkinde : üstünde
Hakîm : herşeyi belirli maksat ve gayelere uygun ve tam yerli yerinde yaratan, hikmet sahibi Allah
halet : hâl, durum
i’câz-ı Kur’ân : Kur’ân’ın mu’cizeliği
inâyât : inâyetler, yardımlar
infilâk etme : patlama
inkılâp : değişim, dönüşüm
ittibâen : uyarak
izhar etmek : göstermek
izhar : gösterme, açığa çıkarma
Kur’ân-ı Hakîm : her âyet ve sûresinde sayısız hikmet ve faydalar bulunan Kur’ân
merhum : rahmete kavuşmuş, vefat etmiş
methetmek : övmek
müdafaa etme : savunma
mühim : önemli
mürşid : doğru yolu gösteren
namzet : aday
nev’ : tür
Rahîm : rahmetinin çok özel tecellîleri olan, sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah
reşehât : damlalar, sızıntılar
risale : mektup; Risale-i Nur’un bölümleri
sırr-ı inâyet : İlâhî yardımın gizemi, esprisi
suret : biçim, şekil
tahdis-i nimet : ilâhi nimeti şükrederek anlatma
tefsir : Kur’ân-ı Kerimi mânâ bakımından açıklayan, yorumlayan kitap
vakıa-i sadıka : doğruluğundan şüphe edilmeyen olay, doğru rüya, keşif
Yükleniyor...