Block title
Block content
İşte, bak, kaç tabakatta bildiğin mânâdan başka ne kadar maânî başlarını çıkarıp görünüyor. Eğer korkmuyorsan, İbn-i Farıd’ın veya Ebû Tayyib’in gözlerinden müthiş olan vicdanlarına bak. Ve vicdanın tercümanı olan
غَرَسْتُ بِاللَّحْظِ وَرْدًا فَوْقَ وَجْنَتِهَا - حَقٌّ لِطَرْفِىَ اَنْ يَجْنِى الَّذِى غَرَسَا 1
Hem de
فَلِلْعَيْنِ وَ اْلاَحْشآءِ اَوَّلَ هَلْ اَتٰى - تَلاَ عَائِدِى اْلآسِى وَثَالِثَ تَبَّتِ 2
Hem de
صَدُّ حَمَا ظَمَاىَ لُمَاكَ لِمَاذَا - وَهَوَاكَ قَلْبِى صَارَ مِنْهُ جُذَاذًا 3
Hem de
حُشَاىَ عَلٰى جَمْرٍ ذَكِىٍّ مِنَ الْغَضَا - وَعَيْناَىَ فِى رَوْضٍ مِنَ الْحُسْنِ تَرْتَعُ 4
gör ve dinle ki, çendan gözleri Cennette tenezzüh eder; fakat vicdanlarındaki Cehennem tazip eder. Öyle de, mehâsinine işaret ve istiğnasına remiz ve teellüm-ü firaka imâ ve şevke tasrih ve taleb-i visale telvih ve terahhumunu celb eden hüsnüne tansis etmekle beraber, hissiyatını tahrik eden heyet-i etvarıyla çok hayâlât-ı rakikayı göstermişlerdir.

İşaret
Nasıl bir hükûmetin intizamında, her memura istidadı nispetinde, vazife derecesinde, hizmet miktarınca ücret vermek lâzımdır. Öyle de, böyle meratib-i mütefaviteden ihtilât eden mânâlar ise, garaz-ı küllî olan mesûk-u lehü’l-kelâmın merkezine kurbiyet nispetinde ve maksuda hizmet derecesinde, herbirine inayet ve ihtimamda hisse ve nasiplerini taksim-i âdil ile tefrik etmek gerektir. Tâ ki o muâdeletle intizam ve o intizamdan tenasüp ve tenasüpten hüsn-ü vifak ve o hüsn-ü vifaktan hüsn-ü muâşeret ve o hüsn-ü muâşeretten kelâmın kemâline bir mizanü’t-ta’dil çıkabilsin. Yoksa vazifesi hizmetkârlık ve tabiatı çocukluk olanlar, büyük rütbeye girmekle tekebbür eder. Tekebbür etmekle tenasübünü bozup muâşereti teşviş eder. Demek, kuyûdât-ı kelâmın istidatlarını nazara almak gerektir.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Göz ucuyla yanaklara bir gül diktim, diktiği gülü koparmak gözümün hakkıdır.
2 : Beni ziyaret eden doktor, göz ve iç organlarım için “Hel etâ” Sûresinin birinci âyetiyle “Tebbet” Sûresinin üçüncü âyetini okudu.
3 : Niçin dudağındaki koyu renk, benim seni şiddetle sevmeme engel oldu. Halbuki aşkından kalbim param parça olmuştur.
4 : İç organlarım dikenli ağaçtan tutuşmuş ateş koru üzerindedir. Gözlerim ise güzellikten oluşan bir bahçede dolaşmaktadır.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

celb eden : çeken
çendan : gerçi, her ne kadar
garaz-ı küllî : genel hedef, bütün unsurları içine alan kapsamlı gaye
hayâlât-ı rakika : ince, derin hayâller
heyet-i etvar : tavırların, davranışların durumu, yapısı
hissiyat : duygular, hisler
hüsn : güzellik
hüsn-ü muâşeret : güzel ve hoş geçim
hüsn-ü vifak : uygunluğun güzelliği, güzel uygunluk
ihtilât : karışma, katışma
ihtimam : özen, önem verme
ima : dolaylı işaret
inayet : özen, itina
intizam : disiplin, düzen
istidad : kabiliyet, kapasite
istiğna : ihtiyaç duymama
kelâm : ifade, söz
kemâl : fazilet, olgunluk
kurbiyet : yakınlık
kuyûdât-ı kelâm : sözün kayıtları; bir sözün bütününü meydana getiren harf, kelime gibi parçalarıyla bunların sarf ve nahiv (dilbilgisi) yönünden özellikleri; meselâ, erkeklik-dişilik, belirlilik-belirsizlik, isim-sıfat gibi
maksud : kast edilen şey, gaye
mehâsin : güzellikler, iyilikler
meratib-i mütefavite : çeşitli mertebeler
mesûk-u lehü’l-kelâm : sözün söyleniş gayesi
mizanü’t-ta’dil : dengeleme ölçüsü; adâlet terazisi
muâdelet : eşitlik, denklik, karşılıklı denge ve uygunluk
muâşeret : birlikte yaşayıp iyi geçinme, görgü
nazara almak : dikkate almak
remiz : gizli işaret
tahrik eden : harekete geçiren
taksim-i âdil : adaletli paylaştırma
taleb-i visal : kavuşma isteği, arzusu
tansis etmek : inceden inceye araştırmak ve delille ispat etmek
tasrih : açıkça ifade etme
tazip : cezalandırma, işkence ve sıkıntı verme
teellüm-ü firak : ayrılık acısı
tefrik etmek : ayırmak
tekebbür : büyüklenme, gururlanma
telvih : ince işaret; kinaye şeklinde açıklama; asıl mânâ ile kinaye yoluyla kastedilen mânâ arasındaki vasıtaların çok olduğu kinaye türü
tenasüp : uygunluk, uyum, ahenk
tenezzüh etme : gezinti yapma, ferahlama, rahatlama
terahhum : acıma, şefkat etme
teşviş : karıştırma, karmakarışık etme
Yükleniyor...