Block title
Block content
“Kâinat bu gecelere hürmet eder, neden siz etmiyorsunuz?” diye mânâsında, kesretli rahmetle şeâir-i İslâmiyeye karşı, hattâ semâvât ve feza-yı âlem hürmetlerini göstermekle tevafuk etmesi, zerre miktar insafı olan bilir ki, bu işte hususî bir kast ve irade ve ehl-i imana hususî bir inayet ve merhamettir; hiçbir cihetle tesadüf ihtimali olamaz.

Demek hakikat-ı Mirac, bir mu’cize-i Ahmediye (a.s.m.) ve keramet-i kübrâsı olduğu ve Mirac merdiveniyle göklere çıkması ile zât-ı Ahmediyenin (a.s.m.) semavat ehline ehemmiyetini ve kıymetini gösterdiği gibi, bu seneki Mirac da zemine ve bu memleket ahalisine kâinatça hürmetini ve kıymetini gösterip bir keramet gösterdi.

Duanıza muhtaç kardeşiniz
Said Nursî
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Sekizinci Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

ahali : halk
cihet : yön
ehemmiyet : değer, önem
ehl-i iman : Allah’a ve Allah’tan gelen herşeye inanan kimseler, mü’minler
hakikat-ı Miraç : Mirac gerçeği
hususî : özel
hürmet : saygı
inayet : yardım
insaf : merhamet ve adalet dairesinde hareket
irade : dileme, istek, kast etme
kâinat : evren, bütün yaratılmışlar
kast : amaç, hedef
keramet : Allah’ın bir ikramı olarak görülen olağanüstü hâl ve fiil
keramet-i kübrâ : büyük keramet
merhamet : acıma, şefkat
Mirac : Peygamberimizin (a.s.m.) Allah’ın huzuruna yükseldiği ve bütün kâinatı gezdiği yolculuk; 31. Söz olan Mirac risalesi
mu’cize-i Ahmediye : Peygamberimizin (a.s.m.) mu’cizesi
semâvât : gökler
tesadüf : rastlantı
tevafuk : denk gelme, uygunluk
zat-ı Ahmediye : Peygamber Efendimizin (a.s.m.) zâtı, kişiliği
zemin : yer, dünya
zerre miktar : çok az, zerre kadar
Yükleniyor...