Block title
Block content
Her belde-i İslâm ile, olsun bu yeşil yurd,
Tâ haşre kadar Cennet-i cânan, yine ey nur-u imanî!

Ol Fahr-i Cihan, Âl-i Abâ hakkı için, yâ Rab.
Hıfzet bizi âfât ve belâdan, yâ Nûra’l-Envâr, Bihakkı ismike’n-Nûr!

2 وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ1 اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ

Mübarek Üstadım Efendim; O büyük ve güzel has nurunun, bu fakir ve bîçâre talebeniz, bu vâdide ve bu şekilde olan ihsan ve ikrâmâtını aynen huzur-u irfanınıza sunuyor ve bu vesile ile mübarek ellerinizi ve dâmen-i pâkinizi bir daha öpmek şerefiyle müşerref oluyorum, kabul buyurulmasını Hazretinizden istirham ederim efendim.
Âciz, bîçâre talebeniz
Hasan Feyzi

رَحْمَةُ اللهِ عَلَيْهِ بِعَدَدِ حُرُوفِ رَسَاۤئِلِ الْمَكْتُوبَةِ وَالْمَقْرُوئَةِ اٰمِينَ 3
• • •

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
2 : “Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin.” İsrâ Sûresi, 17:44.
3 : Yazılan ve okunan Risale-i Nur harfleri sayısınca Allah’ın rahmeti onun üzerine olsun! Amin.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Sekizinci Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âciz : güçsüz
âfât : âfetler, musibetler
Âl-i Abâ : Hz. Peygamber (a.s.m.) kızı Fatıma (r. anha), damadı Hz. Ali (r.a.) ve torunları Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin’in (r. anhüma) üzerini mübarek elbisesiyle örttüğü için hepsi bu isimle anılmıştır
belde-i İslâm : İslâm beldesi
bîçare : çaresiz, zavallı
Bihakkı ismike'n-Nûr : bütün nurların ve aydınlıkların hakikî kaynağı olan Allah’ın Nûr ismi hakkı için
Cennet-i cânan : canların, sevgililerin buluştuğu Cennet
dâmen-i pâkiniz : çok temiz eteğiniz; her türlü kötülük ve günahtan uzak duran bir kişinin peşinden gitmeyi ve ona saygı göstermeyi ifade eden bir deyim
Fahr-i Cihan : bütün varlık âlemlerinin övünç kaynağı, Hz. Muhammed (a.s.m.)
has : özel
haşir : insanın öldükten sonra âhirette diriltilerek tekrar Allah’ın huzurunda toplanması
hıfzetme : koruma, saklama
huzur-u irfan : irfan ve ilim sahibi olan kişinin yüksek makamı
ihsan : bağış, ikram, lütuf
ikrâmât : bağışlar, ikramlar, ihsanlar
istirham etmek : rica etmek
müşerref olmak : şereflenmek
nur-u imanî : imandan kaynaklanan nur, aydınlık
Nûru'l-Envâr : bütün nurlar Kendi nurunun zayıf bir gölgesi olan nurların nuru, Allah
ol : Osmanlıca’da, üçüncü tekil şahıs olan “o” kelimesini ifade eder
Rab : her bir varlığa muhtaç olduğu şeyleri veren, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran Allah
Rahmetullahi Aleyh : Allah ona rahmet eylesin
Yükleniyor...