Block title
Block content
ezel sabahında vahdet nağmesini işittin,
Leylâ-yı zaman, Kays ile bir demde görüştün,
Dost ikliminin lâlesinin bağlarına eriştin,
Vahdet-i sâki midadını 1 سَقٰيهُمْ kevserine düşürdün.

Olmasaydın ey Risale-i Nur bize sen armağan;
Câh-ı mâsiva, nefs-i tâğutla bel’ ederdi bizi heman.
Dalâletten geçemez, küfür benliğinde kalırdık üryan,
Hamden lillâh, katremizi bahr-i envârına düşürdün.

Sendeki esrâr-ı Hak 2 سَوْفَ تَرٰينِى ’yi söylesem,
Gül vechindeki Lâhut benini şerh ve beyan eylesem.
Nur-u Hudâ, mü’mine hedâ, dalâlete seyf-i hemta mı desem,
Zülfikar ve Asâ-yı Mûsâ ile münkirleri girdaba düşürdün.

Âşina-yı bezm-i Haktır Risale-i Nur talebeleri,
Nur-u Yezdan, feyz-i Kur’ân’dır cümlesinin rehberi.
Bu âciz nâtüvan onların bir hakir kemteri,
Halil İbrahim’e “hâk-i der-i Âl-i Abâ” tam düşürdün.
3 اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Duanıza çok muhtaç günahkâr kardeşiniz Hâk-i der-i Âl-i Abâ

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “Rableri onlara tertemiz bir içki içirir.” İnsan Sûresi, 76:21.
2 : “Sen de beni görürsün.” A’râf Sûresi, 7:143.
3 : Bâkî olan sadece Odur.
« Önceki Sayfa  |
Önceki Risale: Sekizinci Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âşina-yı bezm-i Hak : Hak meclisinin âşinası; Kur’ân ve iman hakikatlerine dair yapılan sohbetlere aşina olan
bahr-i envâr : sınırsız nurlar denizi; sınırsız bir nur deryası olan Risale-i Nur
bel’ etmek : yutmak
ben : nişan
câh-ı mâsiva : itibar, makam, mevki gibi Allah’tan başka, dünya ile alâkalı şeyler ve onların oluşturduğu tehlike çukuru
dalâlet : hak yoldan ayrılma, sapkınlık
dalâlete seyf-i hemta : sapkınlık ve inkarcılık düşüncesini yok edecek seviyede güçlü olan kılıç
dem : an, zaman
esrâr-ı Hak : Hak sırları; Cenâb-ı Allah’ın bahşettiği, açtığı sırlar
ezel sabahı : Allah tarafından bütün varlıkların yoktan var edildiği an
feyz-i Kur’ân : Kur’ân’ın verdiği ilham, bereket ve ilim bolluğu
girdab : anafor; suların dönerek çukurlaştığı tehlikeli akıntı yeri
hâk-i der-i Âl-i Abâ : Hz. Peygamber'in (a.s.m.) neslinden gelenlerin ayağının tozu[Âl-i Abâ
hamden lillâh : Allah’a hamd olsun
hedâ : hediye
katre : damla; bir damlacık kadar küçük olma
Kays : Leylâ’ya âşık olan Mecnun’un adı
kemter : değersiz, basit
kevser : Cennette bulunan bir havuz
küfür : inkâr, inançsızlık
Lâhut : Allah tarafından, mânevî âlemden olan
leylâ-yı zaman : zamanın Leylâ’sı, çağın Leylâ’sı
mü’min : iman eden, Allah’a ve Onun gönderdiği şeylere inanan
münkir : inanmayan, inkar eden
nâtüvan : güçsüz, zayıf
nefs-i tâğut : her türlü lezzetlerin kaynağı olan, insanı daima kötülüğe sevk eden, Allah’a iman ve kulluktan uzaklaştıran azgın duygu
nur-u Hudâ : hidayet verici olan Allah’ın nuru
nur-u Yezdan : Cenâb-ı Allah’ın nuru
şerh ve beyan eyleme : bir konuyu açıklama ve ayrıntılı olarak ifade etme
üryan : çıplak
vahdet nağmesi : ahenkli bir nidayla her şeyin Allah’ın birliğini anlatması
vahdet-i sâki midadı : su dağıtıcının birlik mürekkebi
vech : yüz, yön
Zülfikar : Risale-i Nur’da, Kur’ân’ın mu’cizeliğine ve Peygamber Efendimizin (a.s.m.) mu’cizelerine dair bahislerin toplandığı bir eser
Yükleniyor...