Block title
Block content
“Sabit, daim, fıtrî kanunlar gibi, ruh dahi, âlem-i emirden, sıfat-ı iradeden gelmiş ve kudret ona vücud-u hissî giydirmiştir, bir seyyâle-i lâtifeyi o cevhere sadef etmiştir...” Ve hâkezâ, binler vecizeler var.
1 اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Üniversite Nurcuları namına duanıza çok muhtaç
Mustafa Ramazanoğlu
• • •

Halil İbrahim’in manzumesidir.

3 وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ2 بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ


اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ أَبَدًا دَاۤئِمًا 4

Zerremizi fart-ı şefkatinle şems-i envârına düşürdün,
Cehlimizle enaniyetimizi diyâr-ı irfanına düşürdün.
Mâden-i nühasımızı pota-i Furkana düşürdün,
Hayfâ ki, o potada zünnar-ı inkârımızı düşürdün.

Sarây-ı Kâbe-i ulyâya erip tûl-ü emelimizi düşürdün,
Makam-ı nur-u tevhîde varıp hâb-ı hayâlimizi düşürdün.
Haremgâh-ı İlâhîde süveyda hücresine yükümüzü düşürdün,
Heyet-i suretinin derunundaki mânâya gönlümüzü düşürdün.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Bâkî olan sadece Odur.
2 : Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.
3 : “Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin.” İsrâ Sûresi, 17:44.
4 : Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi, sonsuza kadar sürekli üzerinize olsun.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Sekizinci Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âlem-i emir : Cenâb-ı Hakkın değişmeyen sabit hakikatler şeklinde devam eden emir ve kanunlar âlemi
cehl : cahillik, bilgisizlik
cevher : öz, değerli maden
derun : bir şeyin perde arkasında gizli bulunan derinlik
diyâr-ı irfan : irfan ülkesi; uçsuz bucaksız bir beldeyi andıran Allah’ı tanıma, İlâhî hakikatlere ulaşma özelliği
enaniyet : benlik, gurur, kendini beğenmişlik
fart-ı şefkat : çok şefkat etme
fıtrî : doğal, yaratılıştan gelen
hâb-ı hayâl : hayal uykusu; hayal hâlindeyken görülen rüya
hâkezâ : böylece, bunun gibi
haremgâh-ı İlâhî : Cenâb-ı Hakkın mübarek kıldığı ve özel kimselerden başkasına açmadığı kutsal mekân
hayfâ ki : yazıklar olsun
heyet-i suret : bir şeyin görünen yapısı
kanun : emirden gelen ve varlıkların fiil, hareket ve hallerinin düzen altında tutulmasına vesile olan kural
kudret/kudret-i İlâhiye : Allah’ın bütün varlığı kuşatan güç ve iktidarı
mâden-i nühas : bakır madeni
makam-ı nur-u tevhîd : her şeyin bir olan Allah’a ait olduğunu gösteren tevhid nurunun aydınlattığı yüksek manevî makam
manzume : vezinli ve kàfiyeli söz, şiir
pota : içinde madenlerin eritildiği ve şekillendirildiği kap
pota-i Furkan : hak ile batılı birbirinden ayıran Kur'ân-ı Kerim potası ve kalıbı
sadef ettirme : tıpkı bir inci kabuğu gibi, değerli bir şeyin etrafını kaplama
sarây-ı Kâbe-i ulyâ : bir saray hükmünde olan şu kâinatta her şeyin Rabbine yöneldiği yüce Kâbe
seyyâle-i lâtife : akıcı özelliğe sahip mânevî, nurânî varlık
sıfat-ı irade : Cenab-ı Hakkın emir ve iradesini bildiren irade sıfatı
süveyda hücresi : kalbin ortasında bulunduğuna inanılan küçük siyah nokta; İlâhi aşkın tecelli ettiği yer
şems-i envâr : etrafa nur saçarak aydınlatan güneş
tûl-ü emel : dünya hayatının kısa ve geçiciliğine rağmen devamlı yaşayacakmış gibi dünyaya ait işlere karşı gösterilen aşırı arzu, istek
vecize : kısa ve özlü söz (bk. v-c-z)
vücud-u hissî : hissedilen varlık, beden
zerre : hücre, atom
zünnar-ı inkâr : bele bağlanan ve rükûya mani olduğu için İslâmiyetçe küfür ve inkârcılık alâmeti kabul edilen kuşak, papaz kuşağı
Yükleniyor...