Block title
Block content
مُرِيدِى اِذَا مَا كَانَ شَرْقًا وَمَغْرِبًا - اَغِثْهُ اِذَا مَا سَارَ فِى اَىِّ بَلْدَةِ

İlm-i cifirle mânâsı: “O Gavs’ın müridi olan Said el-Kürdî, Rusya’da esaretle Asya’nın şark-ı şimalîsinde ve ehl-i bid’anın eliyle Asya’nın garbına nefyolunarak kaldığı miktarca ve Sibirya taraflarından firar edip fevkalâde çok bilâdı seyr ü seyahat etmeye mecbur olduğu zaman, Allah’ın izniyle, havl ve kuvvet-i Rabbânî ile ona imdat etmişim ve istimdadına yetişmişim.” Evet, Hazret-i Gavs’ın müridi ünvanıyla irade ettiği Said (r.a.), üç sene esaretle Asya’nın şark-ı şimâlîsinde mehâlik içinde mahfuz kalıp, üç-dört aylık mesafeyi firar suretiyle kat ederek çok şehirleri gezip Gavs’ın dediği gibi mahfuz kalmıştır.

فَيَا مُنْشِدًا نَظْمِى فَقُلْهُ وَلاَ تَخَفْ - فَاِنَّكَ مَحْرُوسٌ بِعَيْنِ الْعِنَايَةِ

İlm-i cifirle mânâsı: “Bediüzzaman Molla Said” namıyla yâd olunan ve evrad-ı muntazamasını okuyan müridine der ki: “Benim nazmımı, yani meslek ve meşrebimi ve mücahedatımı gösteren makalâtımı söyle. Yani, nazmımdan murad, senin risalelerin ve Sözlerin ve Mektubatındır.” فَقُلْهُ وَلاَ تَخَفْ “Bin üç yüz otuz ikide o Sözler ile mücahedeye başla. Sen inayet-i İlâhiyenin hıfzındasın.” Evet, مُنْشِدًا ilm-i cifirle “Molla Said”i gösterdiği gibi, نَظْمِى ile Risaletü’n-Nur’u gösterir. Ve ile hem Mektubatı, hem كَلِمَاتُ سَعِيدٍ الْكُرْدِى gösterir. “Kelimat” Sözler demektir. فَقُلْهُ وَلاَ تَخَفْ bin üç yüz otuz ikiyi gösterir. O tarih, mebde-i cihadıdır. O tarihte İşârâtü’l-İ’câz tefsirinin neşriyle mücahedeye başlamış.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

bilâd : beldeler, ülkeler
ehl-i bid’a : dinin aslında olmadığı halde, sonradan çıkarılan zararlı şeyleri dine mal etmeye çalışanlar
esaret : esirlik
evrad-ı muntazama : düzenli ve sürekli tekrarlanan zikirler
fevkalâde : olağanüstü, alışılmadık
firar : kaçma
garb : batı
havl ve kuvvet-i Rabbânî : herşeyin Rabbi olan Allah’ın sonsuz kudret ve kuvveti
hıfzında olma : koruması altında bulunma
imdat etme : yardıma gitme
inayet-i İlâhiye : Allah’ın yardımı
irade etme : isteme, kastetme
istimdada yetişme : yardım talebinde bulunana yardım etme
kat etme : bir mesafeyi aşarak ilerleme
mahfuz kalma : koruma altında bulunma
makalât : yazılar
mebde-i cihad : Allah yolunda girişilen cihadın başlama zamanı
mehâlik : tehlikeler
meslek ve meşreb : bir hedefe ulaşmak için takip edilen tarz ve metod
mücahedat : din uğrunda çaba harcayarak gerçekleştirilen cihadlar
mücahede : cihad etme
mürid : Allah’ın rızâsına kavuşmayı isteyen, bir mürşidin talebesi
namıyla : adıyla
nazm : edebî bir üslupla kaleme alınan yazı
nazmımdan murad : nazım ifadesinden kastedilen mânâ
nefyolunmak : sürülmek, sürgüne gönderilmek
neşr : yazma, kaleme alma
Said el-Kürdî : Kürd milletinin içinde dünyaya gelen Said
seyr ü seyahat etme : gezip dolaşma
Sözler : Risale-i Nur
suret : şekil
şark-ı şimalî : kuzey doğu
yâd olunan : anılan
Yükleniyor...