Block title
Block content
Ve İsm-i Âzam denilen Esma-i Sitte-i Meşhureyi bin üç yüz mükerrer âyetle okuyan ve Âl-i Beytin mânevî ve gayet mühim bir mirası ve bir maden-i feyzi olan Cevşenü’l-Kebîr’i kendine üstad eden ve bidayette her günde bir defa bazan iki-üç defa tamamını okuyan ve talebelerine tavsiye eden adam, Risale-i Nur müellifidir. Hem madem iki kasidenin sarahata yakın altı yerinde ondan haber veriyor.

Hattâ yalnız 1 فَيَا حاَمِلَ اْلاِسْمِ الَّذِى جَلَّ قَدْرُهُ makamında dahi altı satırda altı defa 2 لاَ تَخْشَ ile bu zamanın en müthiş hâdisesi olan Harb-i Umumiyi gösterip o harpte ilimce ve şeriatça ve şahısça korkulara düşen bir şakirdini teşci’ eden bu altı satır bilâistisna on üç cümlesiyle on üç defa aynı şakirdinin başına parmak basıyor. Ve on üç seneden beri İsm-i Âzama devam eden o şakirdin tarih-i hayatının on üç vakıat-ı mühimmesine on üç surette işaret ve umum işaretler birbirine kuvvet verip ittifak ettikleri adam, Risale-i Nur müellifidir. Elbette bu mezkur dokuz hakikat gayet kat’i bir surette netice verir ki Hz. Ali (r.a.) Ercüze ve Celcelûtiye’sinde Risale-i Nur’u alkışlıyor, haber veriyor ve müellifi ile konuşuyor, teselli ediyor. 3 اَلعِلْمُ عِنْدَ اللهِ، وَاللهُ اَعْلَمُ بِالصَّوَابِ HAŞİYE
• • •

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Ey kadri yüce olan ismin taşıyıcısı!
2 : Korkma!
3 : Gerçek Allah katındadır, ancak O bilir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.
HAŞİYE : Bu keramet-i Aleviye ya tafsilatıyla ona gösterilmiş, o da ihbar etmiştir ki, zahir de budur. Veyahut icmali bildirilmiş, tafsilatı bildirilmemiş. Belki intak-ı bil-hak nev’inden Cenâb-ı Hak ona söylettirmiş. O halde ona bir keramet ve Risale-i Nur’a bir ikram-ı İlâhi olarak kelâmında bu ihbar-ı gaybi bulunmuş. Evet keramet iki kısımdır. Elinde zahir olan zât bazen bilir, bazen tafsilen bildirilmez. İkisi de keramettir, belki bildirilmezse daha selametlidir. اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى مَنْ قَالَ: اَنَا مَدِينَةُ الْعِلْمِ وَعَلِىٌّ بَابُهَا. وَعَلٰى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ. اٰمِينَ. وَالْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ. (Allah’ım, salât ve selâm “Ben ilmin şehriyim. Ali ise onun kapısıdır” diyen zâtın ve onun bütün âl ve ashabının üzerine olsun. Âmin. Bütün hamd, övgü ve senâlar Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.)
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

Âl-i Beyt : Peygamberimizin (a.s.m.) âilesi ve onun soyundan gelenler
âyet : Kur’ân’ın her bir cümlesi
bidayet : başlangıç
bilâistisna : istisnasız
Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan, sonsuz şeref ve azamet sahibi yüce Allah
Esma-i Sitte-i Meşhure : İsm-i Âzam olarak bilinen Cenab-ı Hakkın meşhur altı ismi; Ferd, Hayy, Kayyûm, Adl, Hakem ve Kuddûs isimleri
haşiye : dipnot, açıklayıcı söz
icmal : kısaca, özet olarak
ihbar etmek : haber vermek
ihbar-ı gaybi : geleceğe ait haber verme
ikram-ı İlâhî : Allah’ın lütfu, ihsanı
intak-ı bil-hak : Cenâb-ı Hakkın konuşturması, bir şeyi dile getirmesi
İsm-i Âzam : Cenab-ı Hakkın binbir isminden en büyük ve mânâca diğer isimleri kuşatmış olanı
ittifak : anlaşma, uyuşma
kaside : belli bir amaçla yazılmış övgü şiiri
kelam : lâfız, söz, ibare
keramet : Allah’ın bir ikramı olarak, Onun sevgili kullarında görülen olağanüstü hal ve hareket
Kerâmet-i Aleviye : Hz. Ali’nin (r.a.) kerameti
maden-i feyz : ilham, ilim kaynağı
mezkur : zikredilen, anılan
müellif : yazar
mükerrer : tekrar edilen
nev’ : tür, çeşit
sarahat : açıklık
selametli : sağlıklı, güvenli
şakirt : talebe
şeriat : Allah tarafından bildirilen hükümlerin hepsi, İslâmiyet
tafsilat : ayrıntılar, detaylar
tafsilen : ayrıntılı, detaylı
tarih-i hayat : hayat tarihi, özgeçmiş
teşci’ etmek : cesaret vermek, teşvik etmek
üstad : hoca, öğretmen
vakıat-ı mühimme : önemli olaylar
zahir : açıkça görünen
Yükleniyor...