Block title
Block content
Hüsrev’in bir fıkrasıdır.

Aziz Üstadım; Yüksek ve ciddî irşadlarınızla adım atmayı en büyük bir maksat bilen talebeleriniz, son zamanlarda şâyân-ı şükran bir vaziyete girdiler. Hulusi-i Sâni, beş-on arkadaşıyla; Hafız Ali, civarındaki yirmi-yirmi beş arkadaşıyla; Mübarekler, otuz-otuz beş refikleriyle ve bilhassa Hacı Hafız Köyünde Ahmed’ler ve Mehmed’lerin çok hâlis gayretleriyle umumiyet itibarıyla, hem hiç mübalâğasız bin kalemle, belki daha fazla, en geride kalan Isparta’da ise kahraman Rüşdü’nün ve risaleleri kendine tamamen yazan Mehmed Zühtü’nün ve Küçük Ali’nin ve Osman Nuri gibi faal talebelerin gayret ve himmetleriyle otuz ile kırk arasında, hattâ bir cihette mümtaziyet kazanan Mehmed Zühdü’nün Küçük Hafız Ali gibi hem Risaletü’n-Nur’u yazarak hem kendi evinde yüz elli kadar çocuğu serbest olarak üç aydan beri okutmasıyla ve civarında diğer köylerde bulunan on beş yirmişer arkadaşlarıyla talebeleriniz, Kur’ânî hizmetlerinde gayretli bir surette çalışmaktadırlar. Mübareklerin yazdıkları gibi, dört köyde dört ay zarfında, elifba okumayan kırk elli adam, Risaletü’n-Nur’u mükemmel yazmaya muvaffak olmaları harika bir keramet-i Risaletü’n-Nur olduğuna kanaatimiz geldi.
Risale-i Nur şakirtlerinden
Hüsrev
• • •
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

aziz : çok değerli, izzetli
beyan : açıklama
bilhassa : özellikle
cazibedar : cazibeli, çekici
elifba : Arap dilinin seslerini ve yazı sistemini gösteren harfler dizisi, Arap alfabesi
fıkra : kısa yazı, makale
hakikat : asıl, gerçek, doğru
hakikî : asıl, gerçek
hâlis : içten, katıksız, samimi
himmet : ciddi gayret, yardım
hitaben : hitap ederek, seslenerek
irşad : doğru yol gösterme
keramet-i Risaletü’n-Nur : Risale-i Nur’un kerâmeti
külfet : güçlük
meşakkat : güçlük
muvaffak : başarılı
mübalâğasız : abartısız
mücahede : cihad etme, din uğrunda çaba harcama
mümtaziyet : üstün tutulmuşluk, seçkinlik
mürid : Allah’ın rızâsına kavuşmayı isteyen, bir mürşidin talebesi
mürşid : irşad eden, doğru yolu gösteren
refik : arkadaş, yoldaş
şakirt : öğrenci, talebe
şâyân-ı şükran : teşekküre değer, lâyık
tereşşuhat : sızıntılar
umumiyet : genellik
velâyet : velilik
Yükleniyor...