Block title
Block content
Kâtip Osman’ın rüyasına ait bir fıkrasıdır.

Şâbân-ı Şerifin on beşinci Cumartesi leyle-i Berat gecesi rüyamda, büyük berrak, küçük bir deniz olan bir göl sahilinde İngiliz veyahut Almanla biz, yani Türk hükûmeti harp ediyormuş. Harp esnasında semadan bir karaltı zuhur etmeye başladı. “Acaba bu semadan inen nedir?” diye hepimizin nazar-ı dikkatini celb etti. Yakınlaştıkça bir insan ve sonra üzeri ihramlı yüzü bir parça esmer, başı beyaz ve büyük tülbentle sarılı bir kadın şeklini alarak, gölün ortasında, hemen ineceği zaman derhal oraya bir mermerden minber yapılarak minberin üzerine indi. Sonra, zât-ı âlinizden gelen umum mektupları okumaya başladı. Her iki tarafta sükûnet hasıl oldu. Okuduğu mektupları herkes can kulağıyla dinledi. Sonra nihayetinde “Evet, Hazret-i Kur’ân-ı Azîmüşşanın ahkâm-ı şer’iyesince amel ederseniz yakayı kurtarırsınız. Eğer Kur’ân-ı Azîmüşşanın ahkâm-ı şer’iyesine riayet etmezseniz, hepiniz mahv ü perişan olacaksınız” diye söyledi. Sonra evime geldim. Bizim Re’fet Beyle Rüşdü Efendi bizim eve geldiler, bendenize dediler: “Bu sırrı sen mi ifşa ettin? Bu mektuplar minber üzerinde okundu.” Bendeniz de cevaben, “Hayır kardeşlerim, bu sırrı siz anlamadınız mı? Bu gelen zât, semadan geliyor, bu mektupları oradan getiriyor. Ben kim oluyorum ki o havadisi oraya çıkarayım?” diye onlara söyledim. Sonra bunlara bir hediye ikram edeyim diye baktım, evimizin deliğinde dört top helva gördüm. Birisini birine, diğerini öbürüne ve iki tanesini de kendim yedim. Ağzım tatlı olarak uyandım.

İnşaallah leyle-i Berat hürmetine ve duanız bereketiyle hakkımızda mübarektir. Lütfen tâbirini beklemekteyiz.
Talebeniz
Kâtip Osman
• • •
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

ahkâm-ı şer’iye : dinin hükümleri
berrak : açık, duru
celb etme : çekme
fıkra : bölüm
havadis : hadiseler, haberler
Hazret-i Kur’ân-ı Azîmüşşan : şan ve şerefi büyük olan Kur’ân
ifşa : yayma, duyurma
ihram : hac ve umre için giyilen, yün, pamuk ve ketenden yapılan dikişsiz elbise
Kur’ân-ı Azîmüşşan : şan ve şerefi büyük olan Kur’ân
leyle-i Berat : Berat Gecesi
mahv ü perişan : yıkılma ve perişan olma
minber : câmide hutbe okunan yer
nazar-ı dikkat : dikkatle bakış
nihayetinde : sonunda
riayet : uyma, gözetme
sema : gök
sükûnet : durgunluk, hareketsizlik
Şâbân-ı Şerif : şerefli şaban ayı
tâbir : ifade, açıklama
umum : bütün, genel
zat : kişi
zât-ı âli : yüksek şahsiyet
zuhur : görünme, ortaya çıkma
Yükleniyor...