Block title
Block content
Bu eser, birçok meşâğil ve Dârü’l-Hikmetteki vazife içinde, yirmi gün Ramazan’da, günde iki veya iki buçuk saat çalışmak suretiyle, manzum gibi yazılmıştır. Bu kadar kısa zamanda ve manzum bir sahife on sahife kadar müşkül olduğu cihetle, birden, dikkatsiz, tashihsiz böyle söylenmiş, tab’edilmiştir. Bizce Risale-i Nur hesabına bir harikadır. Hiçbir nazımlı divan bunun gibi tekellüfsüz, nesren okunabilir görülmüyor. İnşaallah bu eser bir zaman Risale-i Nur Şâkirdlerine bir nevi mesnevî olacak. Hem bu eser, kendisinden on sene sonra çıkan ve yirmi üç senede tamamlanan Risale-i Nur’un mühim eczalarına bir işaret-i gaybiye nev’inden müjdeli bir fihrist hükmündedir.
Risale-i Nur şakirdlerinden
Sungur, Mehmed Feyzi, Hüsrev

İhtar

اَلْمَرْءُ عَدُوٌّ لِمَا جَهِلَ 1

kaidesiyle, ben dahi nazım ve kafiyeyi bilmediğimden, ona kıymet vermezdim. Safiyeyi kafiyeye feda etmek tarzında hakikatin suretini nazmın keyfine göre tağyir etmek hiç istemezdim. Şu kafiyesiz, nazımsız kitapta, en âli hakikatlere en müşevveş bir libas giydirdim.

Evvelâ, daha iyisini bilmezdim. Yalnız mânâyı düşünüyordum.

Saniyen, cesedi libasa göre yontmakla rendeleyen şuarâya tenkidimi göstermek istedim.

Salisen, Ramazan’da kalble beraber nefsi dahi hakikatlerle meşgul etmek için, böyle çocukça bir üslûp ihtiyar edildi.

Fakat, ey kàri, ben hata ettim, itiraf ederim; sakın sen hata etme. Yırtık üslûba bakıp, o âli hakikatlere karşı dikkatsizlikle hürmetsizlik etme.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “Kişi bilmediği şeyin düşmanıdır.” Ali ibni Ebî Talib, Nehcü’l-Belâğa, s. 780.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Otuz Üçüncü Söz / Sonraki Risale: Konferans
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âli : yüce, yüksek
cihet : yön
Dârü’l-Hikmet : 1918-1922 yılları arasında Şeyhülislamlığa bağlı olarak faaliyet gösteren, Bediüzzaman’ın da görev yaptığı İslâm akademisi hüviyetinde ilmi kuruluş
divan : şiir ya da manzume kitabı; klasik Türk edebiyatı şairlerinin şiirlerinin toplândığı kitap
ecza : parçalar
fihrist : indeks, içindekiler
hakikat : doğru, gerçek
Hüsrev : hatırlatma
ihtiyar etmek : seçmek, tercih etmek
inşaallah : Allah’ın izniyle
işaret-i gaybiye : gelecekte olacak bir olaya işaret
kafiye : kelime sonlarındaki kelime ve mânâ uygunluğu
kaide : düstur, prensip
kàri : okuyucu
libas : elbise
manzum : vezinli, şiir şeklinde
Mehmed Feyzi : evî
meşâğil : meşguliyetler, işler
müşevveş : düzensiz, karma karışık
müşkül : zor
nazm : kafiyeli, vezinli söz; şiir
nefis : insanı maddî zevk ve isteklere sevk eden kuvvet
nesren : düz yazı gibi
nev’ : çeşit, tür
nevi : tür
safiye : saf, açık ifade
salisen : üçüncü olarak
saniyen : ikinci olarak
Sungur : il, biçim
şâkird : talebe
şuarâ : şairler
tab’ edilmek : basılmak
tağyir etmek : değiştirmek
tashih : düzeltme
tekellüfsüz : zahmetsiz
tenkid : eleştiri
üslûp : ifade tarzı
Yükleniyor...