Block title
Block content
Hasletlerin yerleri değişse, mahiyetleri değişir

Bir haslet; yer ayrı sima bir. Kâh dev, kâh melek, kâh salih, kâh talih. Misali şunlardır:

Zaifin kavîye karşı izzet-i nefsi sayılan bir sıfat, ger olursa kavîde, tekebbür ve gururdur.

Kavînin bir zaife karşı da tevazuu sayılan bir sıfatı, ger olursa zaifte, tezellül ve riyâdır.

Bir ulül’emr, makamında olursa ciddiyeti vakardır, mahviyeti zillettir.

Hanesinde bulunsa, mahviyeti tevazu, ciddiyeti kibirdir.

Mütekellim-i vahde olsa eğer bir zâtta, müsamaha hamiyet, fedakârlık bir haslet, bir amel-i salihtir.

Mütekellim-i maalgayr olsa eğer o zâtta, müsamaha hıyânet, fedakârlık bir sıfat, bir amel-i talihtir.

Tertib-i mebâdide tevekkül, tembelliktir. Terettüb-ü netice noktasındaki tefviz, tevekkül-ü şer’îdir.

Semere-i sa’yine, kısmetine rıza ise memduh bir kanaattir, meyl-i sa’ye kuvvettir.

Mevcut mala iktifâ, mergub kanaat değil, belki dûn-himmetliktir. Misaller daha çoktur.

Kur’ân mutlak zikreder sâlihât1 ve takvâyı.2 İphamında remz eder makamatın tesiri. Îcâzı bir tafsildir; sükûtu geniş sözdür.
• • •

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : bk. Bakara Sûresi, 2:25; Âl-i İmran Sûresi, 3:57; Nisâ Sûresi, 4:122; Mâide Sûresi, 5:9;
2 : bk. Bakara Sûresi, 2:197; Mâide Sûresi, 5:2; A’râf Sûresi, 7:26; Hac Sûresi, 22:32.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Otuz Üçüncü Söz / Sonraki Risale: Konferans
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âkıbet : sonuç, netice
amel-i salih : dince makbul olan iyi, güzel ve faydalı iş
amel-i talih : faydasız, yararsız iş; makbul olmayan amel
bâtıl : hak olmayan, gerçek dışı, yalan
dûn-himmetlik : gayretsizlik
el-hakku yâ’lû : “hak yücedir”
galip : üstün gelme
hak : doğru, gerçek
hamiyet : din ve vatan gibi mukaddes değerleri ve kendi aile ve yakınlarını koruma duygusu ve gayreti
hane : ev
haslet : huy, karakter
hıyânet : hâinlik, ihanet
îcaz : az sözle çok mânâlar ifade etme
iktifâ : yetinme
ipham : gizleme, üstü kapalı bırakma
kâfir : Allah’ı veya Onun kesin olarak emrettiği şeylerden herhangi birini inkâr eden kimse
mahviyet : tevazu, alçakgönüllülük
makamat : makamlar
memduh : övülmeye, takdire layık
mergub : rağbet edilen, beğenilen
meyl-i sa’y : çalışma eğilimi, isteği
murad : kast edilen, istenen
müsamaha : hoşgörü
Müslim : Müslüman
müşkül : zor mesele
mütekellim-i maalgayr : birinci çoğul şahıs, biz
mütekellim-i vahde : birinci tekil şahıs, “ben”
remz : işaret
sâil : soru soran
sâlihât : dine uygun iyi ve yararlı işler
semere-i sa’y : çalışmanın meyvesi, neticesi
sükût : sessiz kalma, susma
tafsil : ayrıntı
takvâ : Allah’tan korkup emir ve yasaklarına titizlikle uyma
tefviz : işleri Allah’a bırakma
terettüb-ü netice : sonuç olarak ortaya çıkma
tertib-i mebâdi : bir işin gerçekleştirilmesi için gerekli ön şartların yerine getirilmesi
tevazu : alçakgönüllülük
tevekkül : Allah’a dayanma ve güvenme
tevekkül-ü şer’î : şeriatın ön gördüğü tevekkül
ulül’emr : emir verenler, idareciler
vakar : ağırbaşlılık
zillet : alçalma
Yükleniyor...