Block title
Block content
Kalbin gözbebeğinde aks-i nurunu yerleştirmektir. İşte bu sırdandır ki, seni âlâ-yı illiyyîne çıkaran bir hadis-i kudsînin 1 meâl-i şerifi olan
مَنْ نَگُنْجَمْ دَرْ سَمٰوَاتُ وَزَمِينْ - اَزْ عَجَبْ گُنْجَمْ بِقَلْبِ مُؤْمِنِينْ denilmiştir.

İşte, ey nefsim! Hayatının böyle ulvî gayâta müteveccih olduğu ve şöyle kıymetli hazineleri cami’ olduğu halde, hiç akıl ve insafa lâyık mıdır ki, hiç ender hiç olan muvakkat huzûzât-ı nefsaniyeye, geçici lezâiz-i dünyeviyeye sarf edip zayi edersin? Eğer zayi etmemek istersen, geçen temsil ve hakikate remzeden

وَالشَّمْسِ وَضُحٰيهَا - وَالْقَمَرِ اِذَا تَلٰيهَا - وَالنَّهَارِ اِذَا جَلّٰيهَا - وَالَّيْلِ اِذَا يَغْشٰيهَا - وَالسَّمَآءِ وَمَا بَنٰيهَا - وَاْلاَرْضِ وَمَاطَحٰيهَا - وَنَفْسٍ وَمَاسَوّٰيهَا - فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوٰيهَا - قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَا - وَقَدْخَابَ مَنْ دَسّٰيهَا 2

sûresindeki kasem ve cevab-ı kasemi düşünüp amel et

اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى شَمْسِ سَمَآءِ الرِّسَالَةِ وَقَمَرِ بُـرْجِ النُّبُوَّةِ وَعَلٰى اٰلِهِ وَاَصْحَابِهِ نُجُومِ الْهِدَايَةِ وَارْحَمْنَا وَارْحَمِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ اٰمِينْ اٰمِينْ اٰمِينْ 3

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Hadis-i kudsînin metni şöyledir: مَا وَسِعَنِى سَمَاۤئِى وَلاَاَرْضِى وَلٰكِنَّ وَسِعَنِى قَلْبُ عَبْدِىَ الْمُؤْمِنِ “Ben göklere ve yere sığmam, fakat mü’min kulumun kalbine sığarım.” El-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ 2:165; İmam-ı Gazâlî, İhyâ-u Ulûmiddîn, 3:14.
2 : “Yemin olsun güneşe ve aydınlığına ve onu takip eden aya ve onu gösteren güne ve onu örten geceye ve gökyüzüne ve onu bina edene ve yeryüzüne ve onu yayıp döşeyene ve insana ve onu intizamla yaratana; sonra da ona kötülüğü bildirip ondan sakınmayı ilham edene. Nefsini günahlardan arındıran kurtuluşa ermiştir. Nefsini günaha daldıran da hüsrana düşmüştür.” Şems Sûresi, 91:1-10.
3 : Allahım! Risalet semâsının güneşi ve nübüvvet burcunun ayına, hidayet yıldızları olan âl ve ashâbına salât ve selâm olsun. Bize ve erkek-kadın bütün mü’minlere rahmet et. Âmin, âmin, âmin
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Onuncu Söz / Sonraki Risale: On İkinci Söz
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

cami’ : kapsayan, içine alan
cevab-ı kasem : yemine cevap
gayât : gayeler
hakikat : gerçek, doğru
hiç ender hiç : hiç içinde hiç
huzûzât-ı nefsaniye : nefsin hoşlandığı şeyler, zevkler ve hazlar
kasem : yemin
lezâiz-i dünyeviye : dünyaya ait lezzetler
muvakkat : geçici
müteveccih : yönelik
nefis : kişinin kendisi
remz : işaret
sarf etmek : harcamak
temsil : kıyaslama tarzında benzetme, analoji
ulvî : yüce
zayi etmek : kaybetmek
Yükleniyor...