Block title
Block content
• hem bir kitab-ı hikmet ve şeriat,

• hem bir kitab-ı dua ve ubûdiyet,

• hem bir kitab-ı emir ve davet,

• hem bir kitab-ı zikir ve marifet gibi,

• bütün hâcât-ı mâneviyesine karşı birer kitap ve bütün muhtelif ehl-i mesâlik ve meşârib olan evliya ve sıddıkînin, asfiya ve muhakkikînin herbirinin meşreplerine lâyık birer risale ibraz eden bir kütüphane-i mukaddesedir.


Sebeb-i kusur tevehhüm edilen tekraratındaki lem’a-i i’câza bak ki: Kur’ân hem bir kitab-ı zikir, hem bir kitab-ı dua, hem bir kitab-ı davet olduğundan, içinde tekrar müstahsendir, belki elzemdir ve eblâğdır. Ehl-i kusurun zannı gibi değil. Zira, zikrin şe’ni, tekrar ile tenvirdir. Duanın şe’ni, terdad ile takrirdir. Emir ve davetin şe’ni, tekrar ile te’kittir.

Hem herkes her vakit bütün Kur’ân’ı okumaya muktedir olamaz, fakat bir sûreye galiben muktedir olur. Onun için, en mühim makàsıd-ı Kur’âniye ekser uzun sûrelerde derc edilerek, herbir sûre bir küçük Kur’ân hükmüne geçmiş. Demek, hiç kimseyi mahrum etmemek için, tevhid ve haşir ve kıssa-i Musa gibi bazı maksatlar tekrar edilmiş.

Hem cismânî ihtiyaç gibi, mânevî hâcat dahi muhteliftir. Bazısına insan her nefes muhtaç olur: cisme hava, ruha gibi. Bazısına her saat: Bismillâh gibi ve hâkezâ... Demek, tekrar-ı âyet, tekerrür-ü ihtiyaçtan ileri gelmiş ve o ihtiyaca işaret ederek, uyandırıp teşvik etmek, hem iştiyakı ve iştihayı tahrik etmek için tekrar eder.

Hem Kur’ân müessistir, bir din-i mübînin esasatıdır ve şu âlem-i İslâmiyetin temelleridir ve hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeyi değiştirip muhtelif tabakata, mükerrer suallerine cevaptır. Müessise, tesbit etmek için tekrar lâzımdır. Te’kid için terdad lâzımdır. Te’yid için takrir, tahkik, tekrir lâzımdır.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Sekizinci Söz / Sonraki Risale: Yirminci Söz
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âlem-i İslâmiyet : İslâm âlemi
asfiya : Hz. Peygamberin çizgisinde yaşayan ilim ve takvâ sahibi büyük zatlar
Bismillâh : Allah’ın adıyla
derc edilmek : yerleştirilmek
din-i mübîn : hak ve hakikatı açıklayan din, İslâm
eblağ : hâle ve maksada çok uygun
ehl-i kusur : kusur arayanlar
ehl-i mesâlik ve meşârib : mânevî usül, tarz ve yol sahipleri
elzem : çok lüzumlu
galiben : çoğunlukla
hâcât-ı mâneviye : mânevi ihtiyaçlar
hâkezâ : bunun gibi
haşir : öldükten sonra âhirette yeniden diriltilip Allah’ın huzurunda toplanma
hayat-ı içtimaiye-i beşeriye : insanların toplum hayatı
: O, Allah
ibraz etmek : göstermek
iştiyak : çok kuvvetli arzu ve istek
kıssa-i Mûsâ : Hz. Mûsâ’nın hikâyesi
kitab-ı davet : davet kitabı
kitabı dua ve ubûdiyet : dua ve kulluk kitabı
kitab-ı emir ve davet : emir ve davet kitabı
kitab-ı hikmet ve şeriat : hikmet ve kanun kitabı
kitab-ı zikir ve marifet : zikir ve Allah’ı tanıtan marifet kitabı
kütüphane-i mukadesse : mukaddes kütüphane
lem’a-i i’câz : mu’cizelik parıltısı
makàsıd-ı Kur’âniye : Kur’ân’ın maksatları ve gayeleri
muhakkik : gerçekleri araştıran ve delilleriyle bilen âlimler
müessis : tesis edici, kurucu
mükerrer : tekrarlanan
müstahsen : güzel, beğenilen
risale : kitap
sebeb-i kusur : kusur sebebi
sıddıkîn : daima doğruluk üzere ve Allah’a ve peygambere çok sâdık olanlar
şe’n : özellik, hal
tabakat : tabakalar
tahrik etmek : harekete geçirmek
takrir : yerleştirme, sağlamlaştırma
te’kid : kuvvetlendirme, pekiştirme
tekerrür-ü ihtiyaç : ihtiyacın tekrarlanması
tekrar-ı âyet : âyetin tekrarı
tenvir : nurlandırma
terdad : tekrar
tevehhüm etmek : zannettmek
tevhid : birleme; herşeyin bir olan Allah’a ait olduğunu bilme ve inanma
Yükleniyor...