Block title
Block content

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ - اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ 1

Aziz yeni kardeşlerim ve eski mahpuslar,

Benim kat’î kanaatim gelmiş ki, buraya girmemizin inâyet-i İlâhiye cihetinde bir ehemmiyetli sebebi sizsiniz. Yani, Nurlar tesellileriyle ve imanın hakikatleriyle sizi bu hapis musibetinin sıkıntılarından ve dünyevî çok zararlarından ve boşu boşuna gam ve hüzünle giden hayatınızı faidesizlikten, bâd-ı heva zayi olmasından ve dünyanızın ağlaması gibi âhiretinizi ağlamaktan kurtarıp tam bir teselli size vermektir.

Madem hakikat budur. Elbette siz dahi, Denizli mahpusları ve Nur talebeleri gibi, birbirinize kardeş olmanız lâzımdır. Görüyorsunuz ki, bir bıçak içinize girmemek ve birbirinize tecavüz etmemek için, dışarıdan gelen bütün eşyanız ve yemek ve ekmeğinizi ve çorbanızı karıştırıyorlar. Size sadakatle hizmet eden gardiyanlar çok zahmet çekiyorlar. Hem siz beraber teneffüse çıkmıyorsunuz. Güya canavar ve vahşî gibi birbirinize saldıracaksınız.

İşte, şimdi sizin gibi fıtrî kahramanlık damarını taşıyan yeni arkadaşlar, bu zamanda mânevî büyük bir kahramanlıkla heyete deyiniz ki: “Değil elimize bıçak, belki mavzer ve revolver de verilse, hem emir de verilse, biz bu biçare ve bizim gibi musibetzede arkadaşlarımıza dokunmayacağız. Eskiden yüz düşmanlık ve adavetimiz dahi olsa da, onları helâl edip hatırlarını kırmamaya çalışacağımıza, Kur’ân’ın ve imanın ve uhuvvet-i İslâmiyenin ve maslahatımızın emriyle ve irşadıyla karar verdik” diyerek bu hapsi bir mübarek dershaneye çeviriniz.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla. Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Sonraki Risale: Hüve Nüktesi
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

adavet : düşmanlık
âhiret : öteki dünya
aziz : çok değerli, izzetli
bâd-ı heva : boşu boşuna, faydasız
biçare : çaresiz, zavallı
cihet : yön
Denizli :
eşedd-i istibdat : baskının en şiddetlisi
eşedd-i zulüm : zulmün en şiddetlisi
fitrî : yaratılıştan gelen
galip : yenen, üstün gelen
gam : sıkıntı, üzüntü
güya : sanki
hakikat : gerçek, doğru
ihtar : hatırlatma
inâyet-i İlâhiye : Allah’ın yardımı, lütfu
irşad : doğru yolu gösterme
kat’î : kesin
Leyle-i Kadir : Kadir gecesi
mağlup : yenilen
mahpus : hapsedilmiş olan
maslahat : fayda, yarar
mavzer : bir cins tüfek
mesele-i mühimme : önemli mesele
meyusiyet : ümitsizlik
musibetzede : felakete uğramış
mübarek : bereketli, uğurlu
nev-i beşer : insanlık, insan türü
revolver : tabanca, küçük silah
sadakat : bağlılık
son Harb-i Umumî : İkinci Dünya Savaşı
tahribat : yıkımlar, bozmalar
tecavüz : saldırma, sataşma
uhuvvet-i İslâmiye : İslâm kardeşliği
zayi : kayıp
zeyl : ilâve, ek
Yükleniyor...