Block title
Block content
Siyah Dutun Bir Meyvesi

O mübarek dut başında Eski Said, Yeni Said lisanıyla söylemiştir.

Muhatabım Ziya Paşa değil, Avrupa meftunlarıdır.
Mütekellim nefsim değil, tilmiz-i Kur’ân namına kalbimdir.

Geçen Sözler hakikattir, sakın şaşma, hududundan hazer aşma.
Ecânip fikrine sapma, dalâlettir kulak asma, eder elbet seni nâdim.

Görürsün en ziyâdârın, zekâvette alemdârın,
O hayretten der daim: “Eyvah, kimden kime şekvâ edeyim, ben dahi şaştım!”

Kur’ân dedirtir, ben de derim, hiç de çekinmem.
Ondan Ona şekvâ ederim, sen gibi şaşmam.

Haktan Hakka feryad ederim, sen gibi aşmam.
Yerden göğe dâvâ ederim, sen gibi kaçmam.

Ki, Kur’ân’da hep dâvâ nurdan nuradır, sen gibi caymam.
Kur’ân’dadır hak hikmet, ispat ederim, muhalif felsefeyi beş para saymam.

Furkandadır elmas hakikat, dercan ederim, sen gibi satmam.
Halktan Hakka seyran ederim, sen gibi sapmam.

Dikenli yolda tayran ederim, sen gibi basmam.
Ferşten Arşa şükran ederim, sen gibi asmam.

Mevte, ecele dost bakarım, sen gibi korkmam.
Kabre gülerekten girerim, sen gibi ürkmem.

Ejder ağzı, vahşet yatağı, hiçlik boğazı sen gibi görmem.
Ahbaba kavuşturur beni, kabirden darılmam, sen gibi kızmam.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

ahbap : sevilenler, dostlar
alemdâr : bayraktar, önde giden
Arş : Cenab-ı Allah’ın sınırsız egemenliğinin ve yüceliğinin tecellî ettiği yer
dalâlet : hak yoldan sapkınlık, inançsızlık
dercan etmek : hayatını ona vermek, canını ortaya koymak
ecânip : yabancılar, Avrupalı
ferş : yer
Furkan : doğru ile yanlışı birbirinden ayıran Kur’ân
Hak : varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan yüce Allah
hakikat : gerçek, doğru
hazer : sakın
hikmet : herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde olması
lisan : dil
meftun : tutkun, düşkün
mevt : ölüm
mübarek : bereketli, hayırlı
mütekellim : konuşan
nâdim : pişman
nam : ad
nefis : kişinin kendisi
nur : ışık, aydınlık
şekvâ : şikayet
tayran etmek : uçmak
tilmiz-i Kur’ân : Kur’ân’ın talebe
zekâvet : zekilik
ziyâdâr : ışıklı, nurlu
Yükleniyor...