Block title
Block content

Yine hatıra gelir ki: Dersiniz, “Evet, olabilir, mümkündür. Fakat her mümkün vaki olmuyor. Bunun emsali var mı ki kabul edilsin? Emsali olmayan birşeyin, yalnız imkânı ile, vukuuna nasıl hükmedilebilir?”

Biz de deriz ki: Emsali o kadar çoktur ki, hesaba gelmez. Meselâ, her zînazar, gözüyle, yerden tâ Neptün seyyaresine kadar bir saniyede çıkar. Her zîilim, aklıyla kozmoğrafya kanunlarına binip yıldızların tâ arkasına bir dakikada gider. Her zîiman, namazın ef’al ve erkânına fikrini bindirip, bir nevi Miracla kâinatı arkasına atıp huzura kadar gider. Her zîkalb ve kâmil velî, seyr ü sülûk ile, Arştan ve daire-i esmâ ve sıfâttan kırk günde geçebilir. Hattâ, Şeyh-i Geylânî, İmam-ı Rabbânî gibi bazı zatların ihbarat-ı sadıkaları ile, bir dakikada Arşa kadar urûc-u ruhanîleri oluyor. Hem ecsâm-ı nuranî olan melâikelerin Arştan ferşe, ferşten Arşa kısa bir zamanda gitmeleri ve gelmeleri vardır. Hem ehl-i Cennet, mahşerden Cennet bağlarına kısa bir zamanda urûc ediyorlar.1

Elbette bu kadar nümuneler gösteriyorlar ki, bütün evliyaların sultanı, umum mü’minlerin imamı, umum ehl-i Cennetin reisi ve umum melâikenin makbulü olan zât-ı Ahmediyenin (a.s.m.) seyr ü sülûküne medar bir Miracı bulunması ve onun makamına münasip bir surette olması, ayn-ı hikmettir ve gayet makuldür ve şüphesiz vakidir.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : bk. Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân 19; Dârimî, Rikâk 89; el-Hâkim, el-Müstedrek 4:542.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Birinci Esas / Sonraki Risale: Üçüncü Esas
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âşire : saatin dakika ve saniye gibi on birim küçüğü olan zaman dilimi; tâsiânın altmışta biri
berk : şimşek
burak-ı tevfik-i İlâhiye : Allah’ın burak gibi hızlı olan başarı ihsanı
câri : geçerli, yürürlükte
ecsâm-ı nuranî : nurlu cisimler
ef’al : fiiller, hareketler
ehl-i Cennet : Cennet ehli
emsal : benzerler
erkân : esaslar, şartlar
ferman : emir, buyruk
ferş : yer
hakikat-i ömr : gerçek ömür
harekât : hareketler
hükmetmek : karar vermek
ibre : iğne, gösterge
ihbarat-ı sadıka : içinde yanlış ihtimali bulunmayan doğru haberler
imkân : olabilirlik
kâinat : evren, yaratılmış herşey
kâmil : kemâl ve fazilet sahibi
kozmoğrafya : astronomi
levn : renk
mahşer : haşir meydanı; kıyametten sonra insanların tekrar diriltilip toplanacakları yer
mazhar : erişme, nail olma
melâike : melekler
meşhudat : gözlemler, görülen şeyler
Mirac : yükseliş, Allah’ın huzuruna çıkmak
muayyen : belirlenmiş, kararlaştırılmış
mümkün : imkan dahilinde olan, olabilir
müşerref olmak : şereflenmek
nevi : tür, çeşit
Resul-i Ekrem : Allah’ın en şerefli ve değerli elçisi olan Hz. Muhammed (a.s.m.)
rüyet-i cemâl-i İlâhîye : Allah cemâlini görme
seyr ü sülûk : mânevî ve ruhî yolculuk
seyyare : gezegen
urûc etmek : yükselmek
urûc-u ruhanî : ruhen yükseliş
vaki : olma, meydana gelme
vazife : görev
velî : Allah dostu
vuku : olma, meydana gelme
zîilim : ilim sahibi
zîiman : iman sahibi
zîkalb : kalp sahibi, mânevî kalp ehli
zînazar : bakış sahibi
zîşuur : şuurlu, bilinçli
Yükleniyor...