Block title
Block content
Nasıl ki, gayet mahir bir tasvirci ve heykeltraş bir zât, gayet güzel bir çiçekle ve insan cins-i lâtifinden gayet güzel bir hasnânın suret ve heykelini yapmak istese, evvelâ o iki şeyin umumî şekillerini bazı hatlarla tayin eder. Şu tayini bir tanzim iledir, bir takdir ile yapıyor, hendeseye istinaden hudut tayin ediyor. Şu tanzim ve takdir, bir hikmet ve ilim ile yapıldığını gösteriyor ki, tanzim ve tahdit fiilleri, ilim ve hikmet pergeliyle dönüyor. Öyle ise, tanzim ve tahdit arkasında, ilim ve hikmet mânâları hükmediyor. Öyle ise, ilim ve hikmet pergeli kendini gösterecek.

İşte, kendini gösterdi ki, o hudutlar içinde, göz, kulak, burun, yaprak ve incecik püskülcükler gibi şeylerin tasvirine başladı. Şimdi görüyoruz ki, içindeki pergelin harekâtıyla tayin edilen âzâlar, san’atkârâne ve inâyetkârâne düşüyor. Öyle ise, o ilim ve hikmet pergelini çeviren, arkada sun’ ve inâyet mânâları var, hükmediyorlar ve kendilerini gösterecekler.

İşte, ondandır ki, bir hüsün ve ziynete kabiliyet gösteriyor. Öyle ise, sun’ ve inâyeti çalıştıran, irade-i tahsin ve kasd-ı tezyindir. Öyle ise, onlar hükmediyorlar ki, tezyine, tenvire başladı, bir tebessüm vaziyetini gösterdi ve hayattarlık heyetini verdi.

Elbette, şu tahsin ve tenvir mânâsını çalıştıran, lütuf ve kerem mânâsıdır. Evet, o iki mânâ, onda o derece hükmeder ki, adeta o çiçek bir lütf-u mücessem, o heykel bir kerem-i mütecessiddir.

Şimdi, bu mânâ-yı kerem ve lütfu çalıştıran ve tahrik eden, teveddüd ve taarrüf mânâlarıdır. Yani, kendini hüneriyle tanıttırmak ve halka kendini sevdirmek mânâları arkada hükmediyor. Bu tanıttırmak ve sevdirmek, elbette meyl-i merhamet ve irade-i nimetten geliyor.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: İkinci Mevkıf
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âzâ : organlar
cins-i lâtif : güzel cins, kadınlar
envâ : türler, çeşitler
evvelâ : ilk önce
harekât : hareketler
hasnâ : güzel kadın
hat : çizgi
hayattarlık : canlılık
hendese : geometri, mühendislik
heyet : şekil, suret
hikmet : herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde olması
hudut : sınır
hüsün : güzellik
inâyet : özen gösterme; düzenlilik
inâyetkârâne : düzenleme ve özen gösterme tarzında
irade-i nimet : nimet verme isteği, iradesi
irade-i tahsin : güzelleştirme iradesi, isteği
istinaden : dayanarak
kasd-ı tezyin : süsleme kasdı, amacı
kerem : cömertlik, ikram
kerem-i mütecessid : maddi vücut giymiş kerem
kıymettar : kıymetli, değerli
lütf-u mücessem : cisimleşmiş lütuf
lütuf : iyilik, ihsan
mahir : maharetli, becerikli
mânâ-yı kerem ve lütuf : kerem ve lütuf mânâsı
meyl-i merhamet : merhamet etme isteği, eğilimi
rahmet : şefkat, merhamet
san’atkârâne : san’atlı bir şekilde
sun’ : sanat
suret : resim, görüntü
taarrüf : kendini tanıtma
tahdit : sınırlama, tayin ve tespit etme
tahrik eden : harekete geçiren
tahsin : güzelleştirme
takdir : ölçüye vurma, değer biçme
tanzim : düzenleme
tasvir : resimleme, suret verme
tasvirci : suret verici, ressam
tayin etme : belirleme, belirli kılma
tenvir : aydınlatma, parlatma
teveddüd : kendini sevdirme
tezyin : süsleme
Yükleniyor...