Block title
Block content
Madem nihayetsiz derece-i kemâlde bir cemâl ve nihayetsiz derece-i cemâlde bir kemâl nihayet derecede sevilir, muhabbete ve aşka lâyıktır.

Elbette, âyinelerde ve âyinelerin kabiliyetlerine göre lemeâtını ve cilvelerini görmek ve göstermekle tezahür etmek ister.

Demek, Sâni-i Zülcelâlin ve Hakîm-i Zülcemâlin ve Kadîr-i Zülkemâlin zâtındaki cemâl-i zâtî ve kemâlât-ı zâtiyesi terahhum ve tahannün ister ve Rahmân ve Hannân isimlerini tecellîye sevk eder.

Terahhum ve tahannün ise, rahmet ve nimeti göstermekle Rahîm ve Mün’im isimlerini cilveye sevk eder.

Rahmet ve nimet ise teveddüd, taarrüf şe’nlerini iktiza edip Vedûd ve Mâruf isimlerini tecellîye sevk eder, masnuun bir perdesinde onları gösterir.

Teveddüd ve taarrüf ise, lütuf ve kerem mânâlarını tahrik eder, Lâtif ve Kerîm isimlerini, masnuun bazı perdelerinde okutturuyor.

Lütuf ve kerem şe’nleri ise, tezyin ve tenvir fiillerini tahrik eder, Müzeyyin ve Münevvir isimlerini, masnuun hüsün ve nuraniyeti lisanıyla okutturur.

Ve o tezyin ve tahsin şe’nleri ise, sun’ ve inâyet mânâlarını iktiza eder ve Sâni ve Muhsin isimlerini, o masnuun güzel simasıyla okutturur.

Ve o sun’ ve inâyet ise, bir ilim ve hikmeti iktiza eder ve ism-i Alîm ve Hakîm’i, o masnuun intizamlı, hikmetli âzâsıyla okutturur.

O ilim ve hikmet ise, tanzim, tasvir, teşkil fiillerini iktiza ediyor; Musavvir ve Mukaddir isimlerini, masnuun heyetiyle, şekliyle okutturur, gösterir.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: İkinci Mevkıf
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

Alîm : her şeyi hakkıyla bilen, sonsuz ilim sahibi Allah
cemâl-i zâtî : zâtında olan güzellik
Hakîm : herşeyi hikmetle, belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı ve tam yerli yerinde yaratan Allah
Hakîm-i Zülcemâl : sonsuz güzellik sahibi olan ve herşeyi hikmetle yaratan Allah
Hannân : rahmetin en hoş cilvelerini gösteren ve çok merhametli olan Allah
hikmet : herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde olması
Kadîr-i Zülkemâl : kudreti herşeyi kuşatan, mükemmellik ve kusursuzluk sahibi Allah
kemâlât-ı zâtiye : zâtında olan mükemmellikler
kerem : cömertlik, ikram, yardım
Kerîm : sonsuz cömertlik ve ikram sahibi olan Allah
Lâtif : çok lütuf ve ihsanda bulunan Allah
lemeât : parıltılar
Mâruf : herşeyi hakkıyla bilen ve yarattıkları tarafından bilinen Allah
masnu : san’at eseri varlık
Muhsin : yarattıklarına bağış ve iyiliklerde bulunan Allah
Mukaddir : herşeyi tam bir ölçü ile takdir edip yaratan Allah
Musavvir : herşeye kendine lâyık güzel şekil ve suretler veren Allah
Mün’im : gerçek nimet verici olan Allah
Münevvir : herşeyi nurlandıran, aydınlatan, ışıklandıran, Allah
Müzeyyin : herşeyi eşsiz sanatıyla süsleyen, güzelleştiren Allah
Rahîm : rahmeti herşeyi kuşatan, sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah
Rahmân : kullarına karşı çok merhametli olan ve rahmet eserleri bütün varlık âlemini kuşatan Allah
rahmet : şefkat, merhamet
Sâni : herşeyi san’atlı ve mükemmel bir şekilde yaratan Allah
Sâni-i Zülcelâl : herşeyi san’atlı bir şekilde yapan, sonsuz haşmet ve yücelik sahibi Allah
sun’ : san’at
şe’n : Cenâb-ı Hakkın yüce sıfatlarının mahiyetinde bulunan ve onları tecellîye sevk eden Zâtına ait mukaddes özellik
tahannün : şefkat etme
tahrik : harekete geçirme
tahsin : güzelleştirme
tasvir : suret ve şekil verme
tenvir : nurlandırma, aydınlatma, parlatma
terahhum : merhamet etme
teveddüd : kendini sevdirme
tezahür etmek : görünmek
Vedûd : kullarını çok seven ve şefkat eden, Kendisine çok sevgi beslenen Allah
Yükleniyor...