Block title
Block content
Dördüncü nükte: Bir kısım, şu âyetten şöyle bir işaret-i gaybiye fehmeder ki: Peygamberin (a.s.m.) evlâd-ı zükûru rical derecesinde kalmayıp, rical olarak nesli, bir hikmete binaen kalmayacaktır. Yalnız, “rical” tabirinin ifadesiyle, nisânın pederi olduğunu işaret ettiğinden, nisâ olarak nesli devam edecektir. Felillâhilhamd, Hazret-i Fâtıma’nın nesl-i mübareki, Hasan ve Hüseyin gibi iki nuranî silsilenin bedr-i münevveri, şems-i nübüvvetin mânevî ve maddî neslini idame ediyorlar.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَيْهِ وَعَلٰۤى اٰلِهِ 1

Birinci Şule, Üç Şua ile hitama erdi.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Allahım, ona ve âline rahmet et.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Yirmi Dördüncü Söz / Sonraki Risale: Yirmi Altıncı Söz
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

bedr-i münevver : nurlanmış ay
binaen : dayanarak
evlâd-ı zükûr : erkek çocuklar
fehmetmek : anlamak
felillâhilhamd : hamd ve övgü Allah’a mahsustur
Hazret-i Fâtıma :
hikmet : gaye, sebep
hitama ermek : sona ermek
idame etmek : devam ettirmek
işaret-i gaybiye : gelecekte olacak bir olaya işaret
itimad etmek : güvenmek
mürşid : doğru yolu gösteren
nesl-i mübarek : mübârek nesil
nisâ : kadınlar
nuranî : nurlu
nükte : ince anlamlı söz
rical : adamlar
silsile : zincir, soy ağacı
şems-i nübüvvet : peygamberlik güneşi
şua : parıltı
şule : ışık
Yükleniyor...