Block title
Block content
Netice: Tarih ve siyer ve âsâr nokta-i nazarında dikkat olunursa; Muhammed Aleyhisselâm dört yaşından kırk yaşına kadar, lasiyyema hararet-i gariziyenin şiddet-i iltihabı zamanında kemâl-i istikametle ve kemâl-i metanetle ve tamam-ı ıttırad-ı ahvâl ile ve müsâvat ve muvazenet-i etvar ile ve nihayet iffet ile ve hiçbir hileyi imâ etmemekle beraber yaşadığıHAŞİYE 1 nazara alınırsa, sonra istimrar-ı ahlâkın zamanı olan kırk seneden sonra o inkılâb-ı azîm nazara alınırsa; Hak’tan geldiğini ve hakikat olduğunu tasdik etmez ise, nefsine levm etsin. Zira zihninde bir sofestai gizlenmiş olacaktır.

Hem de en hatarlı makamlarda (Gârda gibiHAŞİYE 2 ) tarik-i halâsı mefkud iken; ve haytü’l-emel bihasebi’l-âdet kesilir iken; gayet metanet ve kemâl-i vüsûk ve nihayet itminan ile olan hareket ve hâl ve tavrı, nübüvvet ve ciddiyetine şâhid-i kâfidir. Ve hak ile temessük ettiğine delildir.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

HAŞİYE 1 : Hile, mestûriyetini öyle ehl-i inada karşı muhafaza edemez.
HAŞİYE 2 : لاَتَخَفْ اِنَّ اللهَ مَعَنَا “Korkma! Allah bizimle beraberdir.” demiş
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

bihasebi’l-âdet : alışıldık şartlara göre, normal şartlara göre
ciddiyet : bir konuda sergilenen kararlı tutum
ehl-i inad : inatçı insanlar
Gâr : mağara; Peygamber Efendimizin müşriklerin baskıları sebebiyle Mekke’den Medine’ye hicret ederken, takip edilmeyi önlemek için birkaç günlüğüne sığındığı mağara; Sevr Mağarası
Hak : Hakkın ta kendisi olan Allah
hakikat : gerçek
hâl ve tavır : hâl ve davranışlar
hatarlı : tehlikeli
haytü’l-emel : ümit kaynağı, tutunacak bir ümit dalı
iffet : nefisin ifrat ve tefritten uzak orta ve dengeli hâli
imâ etme : bir meseleyi dolaylı ve üstü kapalı olarak ifade etme
inkılâb-ı azîm : büyük çaplı köklü değişim; Hz. Peygamber’in (a.s.m.) peygamberlik görevine başlaması
istimrar-ı ahlâk : ahlâkî özelliklerin aksamadan varlığını sürdürmesi
itminan : inanma, kalben tatmin olma, gönül rahatlığı
kemâl-i vüsûk : gayet mükemmel şekilde kendinden emin
levm etme : kınama, ayıplama
mefkud : yok, kayıp
mestûriyet : örtülülük, gizlilik
metanet : sağlam duruş ve kararlı oluş
müsâvat ve muvazenet-i etvar : tavır ve davranışlarda sürekli denge ve aynı seviyede olma
nazara alma : dikkate alma
nefs : bir kimsenin kendisi
nihayet : son derece
nübüvvet : peygamberlik, elçilik
sofestai : Yaratıcıyı kabul etmemek için herşeyi, hatta kendisini dahi inkâr eden, olumlu veya olumsuz hiçbir hükme varmayan ve daima şüphe içinde kalmayı esas alan bir felsefî görüş sahibi
şâhid-i kâfi : yeterli olan şâhit
tamam-ı ıttırad-ı ahvâl : sergilenen hallerin tam dengeli ve ölçülü bir şekilde devam etmesi
tarîk-i halâs : kurtuluş yolu
tasdik etme : onaylama, kabul etme
temessük etme : sımsıkı sarılma
Yükleniyor...