Block title
Block content
Beşincisi: Noktayı dinle!

İşte tarih-i âlem şehâdet eder ki; dâhî odur: Umumda bir veya iki hissin ve seciyenin ve istidadın inkişafına ve îkazına ve feverana getirmesine muvaffak olsun. Zira öyle bir hiss-i nâim îkaz edilmezse, sa’y hebaen gider ve muvakkat olur.

İşte en büyük dâhî, ancak âmmede bir veya iki hiss-i umumînin îkazına muvaffak olabilmiştir. Ezcümle: Hiss-i hürriyet ve seciye-i hamiyet ve fikr-i milliyet ve muhabbet-i vataniye ve uhuvvet-i insaniye gibi.

Bu noktaya binaen, Ceziretü’l-Arab sahrâ-yı vesîasında olan akvâm-ı bedevîde kâmine ve nâime ve mestûre olan hissiyât-ı âliye, secâyâ-yı sâmiye—ki binlere bâliğdir—birden inkişaf, birden îkaz, birden feveran ve galeyana getirmek; şems-i hakikatin ziya-yı şûlefeşanının hassasıdır. Bu noktayı aklına sokmayan, biz Cezîretü’l-Arab’ı gözüne sokacağız. İşte Cezîretü’l-Arab, on üç asr-ı beşerin terakkiyatından sonra, en mükemmel feylesoflardan yüz taneyi göndersin. Yüz sene kadar çalışsın! Acaba bu zamana nisbeten o zamana nisbet; yaptığının yüzde birini yapabiliyor mu?
• • •
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

akvâm-ı bedevî : bedevî kavimler; çölde yaşayan kabile ve topluluklar
âmme : genel, herkes
bâliğ : ulaşan
Ceziretü’l-Arab : Arab yarımadası
dâhî : yüksek zeka sahibi
ezcümle : meselâ
feveran ve galeyana getirme : kaynatıp coşturma, çoşturup çağlatma
feverana getirme : coşturma, galeyana getirme
feylesof : filozof; felsefede söz sahibi olan
fikr-i milliyet : milliyet düşüncesi, anlayışı
hassa : özellik
hebean gitme : boşu boşuna gitme
hiss-i hürriyet : hürriyet hissi, özgürlük duygusu
hiss-i nâim : uyuyan his, hareketsiz duran duygu
hiss-i umumî : umumî his, genel ortak duygu
hissiyât-ı âliye : yüce ve yüksek hisler
îkaz : uyandırma
inkişaf : açığa çıkma, açılıp gelişme
istidad : yetenek
kâmine : saklı, gizli
kavim : topluluk
mestûre : örtülü
muhabbet-i vataniye : vatan sevgisi
muvaffak olma : başarma
muvakkat : gelip geçici
nâime : uyuyan
nisbeten : oranla, kıyasla
on üç asr-ı beşer : Peygamber Efendimizden sonra insanlığın yaşadığı on üç asır, on üç yüzyıl
sa’y : çalışma
sahrâ-yı vesîa : pek geniş olan sahra, geniş çöl
secâyâ-yı sâmiye : yüksek ahlâk ve karakterler, vasıflar
seciye : huy, karakter, tabiat
seciye-i hamiyet : din, vatan, aile gibi değerleri koruma duygusu, karakteri, tabiatı
şehâdet etme : şahitlikte bulunma
şems-i hakikat : hakikat güneşi
tarih-i âlem : insanlık tarihi
terakkiyat : ilerlemeler, yükselmeler
uhuvvet-i insaniye : insanların birbirlerine olan kardeşliği, insanlık kardeşliği
umum : genel
ziyâ-yı şûlefeşan : ışıl ışıl aydınlatan ışık
Yükleniyor...