Block title
Block content
Sabık yirmi adet meselelere bir tetimme olarak

Üç Küçük Meseledir.

BİRİNCİ MESELE: Rivayetlerde Hazret-i İsa Aleyhisselama “Mesih” namı verildiği gibi her iki Deccala dahi “Mesih” namı verilmiş ve bütün rivayetlerde 1 مِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ.. مِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ denilmiş. Bunun hikmeti ve te’vili nedir?

Elcevap: Allahu a’lem, bunun hikmeti şudur ki: Nasıl ki emr-i İlâhî ile İsa Aleyhisselâm, şeriat-ı Mûseviyede bir kısım ağır tekâlifi kaldırıp şarap gibi bazı müştehiyâtı helâl etmiş; aynen öyle de, büyük Deccal, şeytanın iğvâsı ve hükmüyle şeriat-ı İseviyenin ahkâmını kaldırıp Hıristiyanların hayat-ı içtimaiyelerini idare eden rabıtaları bozarak anarşistliğe ve Ye’cüc ve Me’cüc’e zemin hazır eder. Ve İslâm Deccalı olan “Süfyan” dahi, şeriat-ı Muhammediyenin (a.s.m.) ebedî bir kısım ahkâmını nefis ve şeytanın desiseleriyle kaldırmaya çalışarak, hayat-ı beşeriyenin maddî ve mânevî rabıtalarını bozarak, serkeş ve sarhoş ve sersem nefisleri başıboş bırakarak hürmet ve merhamet gibi nuranî zincirleri çözer, hevesat-ı müteaffine bataklığında birbirine saldırmak için cebrî bir serbestiyet ve ayn-ı istibdat bir hürriyet vermek ile dehşetli bir anarşistliğe meydan açar ki, o vakit o insanlar gayet şiddetli bir istibdattan başka zapt altına alınamaz.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “Mesih Deccalın şerrinden ... Mesih Deccalın şerrinden.” Buhârî, Ezan: 149; Cenâiz: 88; Tirmizî, Dua: 70, 76, 132; Müsned: 2:185, 186, 414, 416.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Dördüncü Şuâ / Sonraki Risale: On Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

ahkâm : hükümler
Aleyhisselâm : Allah’ın selâmı onun üzerine olsun
Allahu a’lem : Allah en iyisini bilir
ayn-ı istibdat : baskı ve zorbalığın ta kendisi
cebrî : zorlama
desise : hile, aldatma
ebedî : varlığının sonu olmayan, sonsuz
emr-i İlâhî : Allah’ın emri
fevkalâde : olağanüstü
harikulâde : olağanüstü
hayat-ı beşeriye : toplum hayatı
hayat-ı içtimaiye : sosyal hayat
hevesat-ı müteaffin : kokuşmuş istek ve arzular
hikmet : sebep, gaye
hürmet : saygı
icraat : faaliyet, uygulama
iğvâ : aldatma
istibdat : baskı, zulüm, zorbalık
merhamet : acıma, şefkat
müştehiyât : hoşa giden lezzetli şeyler
nam : ad, ünvan
nefis : insanı daima kötülüğe, hazır dünyevî zevk ve isteklere sevk eden duygu
nuranî : nurlu, aydın
rabıta : bağ
rivâyet : Peygamberimizden duyulan ve görülen şeylerin nakledilmesi
sabık : daha önceden geçen
serkeş : başkaldıran, isyan eden
Süfyan : Müslümanlar arasında çıkacak olan İslâm Deccalı
şeriat-ı İsevîye : Hz. İsâ’nın getirdiği şeriat
şeriat-ı Muhammediye : Hz. Muhammed’in getirdiği İslâm dini
şeriat-ı Mûseviye : Hz. Musa’nın getirdiği din
te’vil : yorum
tekâlif : Allah tarafından yüklenen görevler ve sorumluluklar
tetimme : ek, tamamlayıcı not
zapt altına alınmak : kontrol altına alınmak
zemin : yer
Yükleniyor...