Block title
Block content
Ve böyle daimî arkadaşlığın hatırı için herbir fedakârlığı ve merhameti yaparım” diyerek, o ihtiyare karısına, güzel bir hûri gibi muhabbetle, şefkatle, merhametle mukabele edebilir. Yoksa, kısacık bir iki saat sûrî bir refakatten sonra ebedî bir firak ve müfarakate uğrayan arkadaşlık, elbette gayet sûrî ve muvakkat ve esassız, hayvan gibi bir rikkat-i cinsiye mânâsında ve bir mecazî merhamet ve sun’î bir hürmet verebilir. Ve hayvanatta olduğu gibi, başka menfaatler ve sair galip hisler, o hürmet ve merhameti mağlûp edip o dünya cennetini cehenneme çevirir.

İşte, iman-ı haşrînin yüzer neticesinden birisi, hayat-ı içtimaiye-i insaniyeye taallûk eder. Ve bu tek neticenin de yüzer cihetinden ve faidelerinden mezkûr dört delile sairleri kıyas edilse anlaşılır ki, hakikat-ı haşriyenin tahakkuku ve vukuu, insaniyetin ulvî hakikatı ve küllî hâceti derecesinde kat’îdir. Belki, insanın midesindeki ihtiyacın vücûdu, taamların vücuduna delâlet ve şehadetinden daha zâhirdir. Ve daha ziyade tahakkukunu bildirir. Ve eğer bu hakikat-ı haşriyenin neticeleri insaniyetten çıksa, o çok ehemmiyetli ve yüksek ve hayattar olan insaniyet mahiyeti, murdar ve mikrop yuvası bir lâşe hükmüne sukut edeceğini isbat eder.

Beşerin idare ve ahlâk ve içtimaiyatı ile çok alâkadar olan içtimaiyyun ve siyasiyyun ve ahlâkiyyunun kulakları çınlasın! Gelsinler, bu boşluğu neyle doldurabilirler? Ve bu derin yaraları neyle tedavi edebilirler?

İKİNCİ NOKTA

Hakikat-ı haşriyenin hadsiz burhanlarından, sair erkân-ı imaniyeden gelen şehadetlerin hülâsasından çıkan bir burhanı, gayet muhtasar bir surette beyan eder. Şöyle ki:

Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın risaletine delâlet eden bütün mucizeleri ve bütün delâil-i nübüvveti ve hakkaniyetinin bütün burhanları, birden hakikat-ı haşriyenin tahakkukuna şehadet ederek ispat ederler. Çünkü; bu zâtın bütün hayatında bütün dâvaları, vahdâniyetten sonra haşirde temerküz ediyor.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Yedinci Şuâ / Sonraki Risale: Onuncu Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

ahlâkiyyun : ahlâk bilimciler
alâkadar : alâkalı, ilgili
Aleyhissalâtü Vesselâm : Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun
beşer : insan
beyan etmek : açıklamak
burhan : delil
cihet : yön
delâil-i nübüvvet : peygamberlik delilleri
delâlet : delil olma, işaret etme
ebedî : sonsuz
erkân-ı imaniye : iman rükünleri, temel esasları
firak : ayrılık
hâcet : ihtiyaç
hadsiz : sayısız
hakikat : gerçek, doğru
hakikat-i haşriye : haşir gerçeği
hayattar : canlı
hayvanat : hayvanlar
huri : Cennet kızı
hülâsa : özet
hürmet : saygı
içtimaiyat : sosyal hayat
içtimaiyyun : sosyologlar
iman-ı haşrî : haşre iman
kat’î : kesin
küllî : büyük, kapsamlı
lâşe : leş
mahiyet : özellik, esas
mecazî : gerçek olmayan
mezkûr : sözü geçen
muhtasar : kısa, özet
mukabele etmek : karşılık vermek
murdar : pis, kirli
muvakkat : geçici
refakat : arkadaşlık
rikkat-i cinsiye : insanın kendi cinsinden olana acıması
risalet : peygamberlik
sair : diğer
siyasiyyun : siyasetçiler
sukut etmek : düşmek, alçalmak
sun’î : uydurma, sahte
suret : şekil
sûrî : gösterişte, şeklen
taallûk etmek : ilgilendirmek
taam : yiyecek
tahakkuk : gerçekleşme
temerküz : toplanma, odaklanma
ulvî : yüksek, yüce
vücûd : varlık
zâhir : açık, âşikar
ziyade : çok
Yükleniyor...