Block title
Block content
Güya zamanın seneleri ve her senenin günleri, birbiri arkasından gelen ihsan meyvelerine ve rahmet taamlarına birer kap ve bir Rezzâk-ı Rahîmin küllî ve cüz’î ihsanat mertebelerine birer meşherdirler. İşte sen böyle bir Ganiyy-i Mutlakın abdisin. Abdiyetine şuurun varsa, senin elîm fakrın leziz bir iştiha olur.” Ben de o dersimi aldım. Nefsimle beraber “Evet evet, doğrudur” deyip mütevekkilâne 1 حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ dedim.

• • •

ÜÇÜNCÜ MERTEBE-İ NURİYE-İ HASBİYE

Ben o gurbetler ve hastalıklar ve mazlumiyetlerin tazyikiyle dünyadan alâkamı kesilmiş bularak, ebedî bir dünyada ve bâki bir memlekette, daimî bir saadete namzet olduğumu iman telkin ettiği hengâmda “of, of”tan vazgeçtim “oh, oh” dedim. Fakat bu gaye-i hayal ve hedef-i ruh ve netice-i fıtratın tahakkuku ancak ve ancak bütün mahlûkatın bütün harekât ve sekenatlarını ve ahvâl ve a’mallerini kavlen ve fiilen bilen ve kaydeden ve bu küçücük ve âciz-i mutlak olan insanı kendine dost ve muhatap eden ve bütün mahlûkat üstünde bir makam veren bir Kadîr-i Mutlakın hadsiz kudretiyle ve insana nihayetsiz inayet ve ehemmiyet vermesiyle olabilir diye düşünüp, bu iki noktada, yani böyle bir kudretin faaliyeti ve zâhiren bu ehemmiyetsiz insanın hakikatli ehemmiyeti hakkında, imanın inkişafını ve kalbin itmi’nanını veren bir izah istedim. Yine o âyete müracaat ettim.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “Allah bize yeter; O ne güzel vekildir.” Âl-i İmrân Sûresi, 3:173.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Altıncı Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

a’mal : ameller, fiiller
abd : kul
abdiyet : kulluk
âciz-i mutlak : güçsüzlüğü sınırsız olan
ahvâl : haller, durumlar
bâki : devamlı, kalıcı, ölümsüz
cüz’i : ferdî
ebedî : sonu olmayan, sonsuz
ehemmiyet : önem
elîm : acı ve sıkıntı veren
fakr : fakirlik, muhtaçlık
Ganiyy-i Mutlak : sınırsız zenginliğe sahip olan Allah
gaye-i hayal : hayalin gayesi, hedefi
hadsiz : sınırsız
hakikatli : gerçek
harekât : hareketler, davranışlar
hedef-i ruh : ruhun hedefi
hengâm : ân, zaman
ihsan : bağış, iyilik, lûtuf
ihsanat : ihsanlar, iyilikler, bağışlar
inayet : yardım, ihsan; özen gösterme
inkişaf : açığa çıkma, açılma
itmi’nân : emin olma, tereddütsüz inanma
izah : açıklama
Kadîr-i Mutlak : sınırsız güç ve kudret sahibi olan ve her şeye gücü yeten Allah
kavlen : sözle
kudret : güç, iktidar
küllî : bütün fertleri içine alan, kapsamlı
leziz : lezzetli
lisan-ı hâl : hâl ve beden dili
lisan-ı kàl : sözlü olarak ifade
mahlukât : varlıklar
mazlumiyet : zulme uğramış olma
MERTEBE-İ NURİYE-İ HASBİYE : “Hasbünâ”nın nurlu mertebesi
meşher : sergi yeri
muhatap : kendisine hitap edilen, konuşulan
mütevekkilâne : Allah’a güvenip ve Onu vekil kabul eder bir şekilde
namzet : aday
nefs : kişinin kendisi, hazır istek ve arzuları
netice-i fıtrat : yaratılış neticesi
nihayetsiz : sınırsız, sonsuz
rahmet : İlâhî şefkat, merhamet
Rezzâk-ı Kerîm : bütün varlıkların rızıklarını veren ve sınırsız cömertlik sahibi olan Allah
saadet : mutluluk
sekenat : durgunluklar, hareketsiz olmalar
şuur : bilinç, anlayış
taam : yemek, yiyecek
tahakkuk : gerçekleşme
tazyik : baskı
telkin etme : bir fikri kabul ettirmek için tavsiyede bulunma
zahiren : görünüş itibariyle
Yükleniyor...