Block title
Block content
Evet, bütün fenalıklar ve günahlar ve şerlerin mayası ve esasları ademdir, tahriptir. Sureten vücudun altında, adem ve bozmak saklıdır.

İşte cinnî ve insî şeytanlar ve şerirler bu noktaya istinaden gayet zayıf bir kuvvetle hadsiz bir kuvvete karşı dayanıp, ehl-i hak ve hakikatı Cenâb-ı Hakkın dergâhına ilticaya ve kaçmaya her vakit mecbur ettiğinden, Kur’ân, onları himaye için büyük tahşidat yapar. Doksan dokuz esmâ-i İlâhiyeyi onların ellerine verir. O düşmanlara karşı sebat etmelerine çok şiddetli emirler verir.

Bu cevaptan, birden pek büyük bir hakikatin ucu ve azametli, dehşetli bir meselenin esası göründü. Şöyle ki: Nasıl ki Cennet, bütün vücut âlemlerinin mahsulâtını taşıyor ve dünyanın yetiştirdiği tohumları bâkiyâne sümbüllendiriyor. Öyle de, Cehennem dahi, hadsiz dehşetli adem ve hiçlik âlemlerinin çok elîm neticelerini göstermek için, o adem mahsulâtlarını kavuruyor. Ve o dehşetli Cehennem fabrikası, sair vazifeleri içinde, âlem-i vücut kâinatını âlem-i adem pisliklerinden temizlettiriyor. Bu dehşetli meselenin şimdilik kapısını açmayacağız; inşâallah sonra izah edilecek.

Hem meleklere iman meyvesinden bir cüz’ü ve Münker ve Nekir’e 1 ait bir nümunesi şudur: “Herkes gibi ben dahi muhakkak gireceğim” diye mezarıma hayalen girdim. Ve kabirde yalnız, kimsesiz, karanlık, soğuk, dar bir haps-i münferitte, bir tecrid-i mutlak içindeki tevahhuş ve meyusiyetten tedehhüş ederken, birden Münker ve Nekir taifesinden iki mübarek arkadaş çıkıp geldiler. Benimle münazaraya başladılar. Kalbim ve kabrim genişlediler, nurlandılar, hararetlendiler. Âlem i ervâha pencereler açıldı. Ben de, şimdi hayalen ve istikbalde hakikaten göreceğim o vaziyete bütün canımla sevindim ve şükrettim.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : bk. Tirmizî, Cenâiz: 70; İbni Mâce, Cenâiz: 65; Müsned: 3:126, 4:288.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Onuncu Mes'ele / Sonraki Risale: Hatime
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

“Men Rabbüke” : “Rabbin kimdir?”
adem : hiçlik, yokluk
âlem : dünya
âlem-i adem : yokluk âlemi
âlem-i ervah : ruhlar âlemi
âlem-i vücud : varlık âlemi
azametli : büyük
bâkiyâne : daimî, kalıcı bir şekilde
Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan, sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah
cinnî : cin taifesinden, cinler
cüz : kısım, parça
dehşetli : korkunç, ürkütücü
dergâh : Allah’ın yüce katı, huzuru
ehl-i hak ve hakikat : hak ve doğruluk üzere olan kimseler
elîm : acıklı, üzücü
esmâ-i İlâhiye : Allah’ın isimleri
gayet : son derece
hadsiz : sayısız, sınırsız
hakikat : doğru, gerçek
hakikaten : gerçekten
haps-i münferit : tek başına hapis, hücre hapsi
himaye : koruma
iltica : sığınma
inşaallah : Allah’ın izniyle
istikbal : gelecek
istinaden : dayanarak
izah etmek : açıklamak
kâinat : evren, yaratılan herşey
mahsulât : ürünler
meyusiyet : ümitsizlik
muhakkak : gerçekliği kesin olarak bilinen
mübarek : bereketli, hayırlı
münazara : tartışma
Münker ve Nekir : sorgu melekleri, öldükten sonra insanları kabirde sorgulayan melekler
nümune : örnek, misal
sair : diğer, başka
sarf-nahiv : Arapça dilbilgisi, gramer
suret : biçim, şekil
şerir : şerliler, kötüler
tahrip : bozup yıkma
tahşidat : yoğunlaşma, öneminden dolayı bir şeyin üzerinde fazla durma, yığınak
taife : grup, topluluk
tecrid-i mutlak : tam bir yalnızlık, yalnız başına bırakılma
tedehhüş : dehşete düşme, korkma
tevahhuş : korkma, ürküntü
vücud : varlık, var oluş
Yükleniyor...