Block title
Block content
Yedincisi: Sâbık mahkemelerde dâvâ ettiğim ve hüccetlerini gösterdiğimiz gibi, bizim gizli düşmanlarımız ve hükûmeti iğfal ve bir kısım erkânını evhamlandıran ve adliyeleri aleyhimize sevk eden resmî ve gayr-ı resmî muarızlarımız, ya gayet fena bir surette aldanmış veya aldatılmış veya anarşilik hesabına gayet gaddar bir ihtilâlcidir veya İslâmiyete ve hakikat-i Kur’ân’a karşı mürtedâne mücadele eden bir dessas zındıktır ki, bize hücum etmek için istibdad-ı mutlaka cumhuriyet namını vermekle, irtidad-ı mutlakı rejim altına almakla, sefahet-i mutlaka medeniyet namını takmakla, cebr-i keyfî-i küfrîye kanun namını vermekle hem bizi perişan, hem hükûmeti iğfal, hem adliyeyi bizimle mânâsız meşgul eylediler.

Onları Kahhâr-ı Zülcelâlin kahrına havâle edip, kendimizi onların şerrinden muhafaza için 1 حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ kal’asına iltica ederiz.

Sekizincisi: Geçen sene Ruslar, çoklukla hacıları hacca gönderip, onlarla propaganda yapıp ki, Ruslar başka milletlerden ziyade Kur’ân’a hürmetkâr diye, âlem-i İslâmı din noktasında bu vatandaki dindar millet aleyhine çevirmeye çalıştığı aynı zamanda, Risale-i Nur’un büyük mecmuaları hem Mekke-i Mükerremede, hem Medine-i Münevverede, hem Şam-ı Şerifte, hem Mısır’da, hem Halep’te âlimlerin takdirleri altında kısmen intişarlarıyla o komünist propagandasını kırdığı gibi, âlem-i İslâma gösterdi ki, Türk milleti ve kardeşleri eskisi gibi dinine ve Kur’ân’ına sahiptir ve sair ehl-i İslâmın dindar büyük bir kardeşi ve Kur’ân hizmetinde kahraman kumandanıdır diye o ehemmiyetli, kudsî merkezlerde o Nur mecmuaları bu hakikati gösterdiler. Acaba Nurun bu kıymettar hizmet-i milliyesi bu tarz işkencelerle mukabele görse, zemini hiddete getirmez mi?

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Allah bize yeter; O ne güzel vekildir.”Âl-i İmrân Sûresi, 3:173.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âlem-i İslâm : İslâm âlemi
cebr-i keyfî-i küfrîye : küfre yönelik keyfî zorlama
dâvâ : iddia
dessas : hilebaz, aldatıcı
ehemmiyetli : önemli
ehl-i İslâm : Müslümanlar
erkân : reisler, ileri gelenler
evham : kuruntular, şüpheler
gayet : çok
gayr-ı resmî : devletin olmayan
hakikat-i Kur’ân : Kur’ân’ın hakikati, gerçeği
hiddete getirmek : kızdırmak, sinirlendirmek
hizmet-i milliye : millî hizmet
hüccet : güçlü sarsımaz delil, kanıt
hürmetkâr : saygılı
iğfal : gaflete düşürerek kandırma, aldatma
ihtilâlci : ihtilâl yapan, karıştıran
ilticâ etmek : sığınmak
inşaâllah : Allah isterse
intişar : yayılma
irtidad-ı mutlak : tam dinsizlik, dinin bütün değerlerini red ve terk etme
istibdâd-ı mutlak : tam ve sınırsız bir baskı, mutlak diktatörlük
Kahhâr-ı Zülcelâl : haşmet ve yücelik sahibi ve herşeye her zaman mutlak galip gelen ve kahretmeye gücü yeten Allah
kahr : mahvolma
kıymettar : kıymetli, değerli
kudsî : kutsal, mukaddes
küllî : genel, kapsamlı
mecmua : kitap
Medine-i Münevvere : nurlu ve aydınlık olan Medine şehri
Mekke-i Mükerreme : şerefli Mekke şehri
muarız : karşı gelen
muhafaza : koruma, saklama
mukabele : karşılık
mürtedâne : dinden çıkanlar gibi
nam : ad, ünvan
resmî : devletin olan, devlete ait
Sâbık : önceki, geçmiş
sair : diğer, başka
sefahet-i mutlaka : nefsin her türlü kötü arzularına uyma
sevk : gönderme
suret : biçim, şekil
Şam-ı Şerif : şerefli Şam şehri
şer : kötülük, fenalık
takdir : değer verme
tarz : biçim, şekil
vazife-i Nuriye : Risale-i Nur’un vazifesi, görevi
zemin : yer, dünya
zındık : dinsiz
ziyade : fazla, çok
Yükleniyor...