Block title
Block content
Hata 34-35: Dinî hissiyatı âlet ederek devletin emniyetini bozmaya halkı teşvik eden hareketlerinin.

Cevap: Hiç aslı olmayan uzak bir imkânı vukuat yerinde sarf ederek bu kadar tekrar etmek, yalnız garazkârâne bir iftiradır.

Hata 36: Kanunî ve zarurî olarak takip edilmesine, münafıklık, zındıklık, dinsizlik ve zulüm olarak tavsif eden.

Cevap: Bizi kanunsuz hapislere sokmak ve gizli düşmanlarımızın desiseleriyle bizi perişan etmek sırasında o gizli düşmanlarımıza münafıklık, zındıklık, dinsizlik söylediğimizi, iğfallerine kapılmış memurlara atfetmesi hatadır.

Hata 37-38: Kimseyle görüşmediğini ileri sürdüğü halde, gizli olarak vilâyet ve kaza ve köylerden gelenleri kabul edip görüşmüş.

Cevap: Bu yazıda bir doğru varsa, yirmisi yanlış. Çünkü, yirmi ve otuz ziyaretçiden ancak bir tanesini kabul ettiğimi mahallî zabıtası ve ahali bildiği halde böyle küllî ve daimî bir surette isnat etmek iftiradır.

Hata 39: Sûreten bu inziva hali, yakınları olan talebeleri tarafından birçok kerametlerin mevcudiyetinin kabulüne ve bütün Nurculara inandırılmasına yol açmış.

Cevap: Bu inziva, böyle kanunsuz belâlara düşmemek ve tasannu ve hodfuruşluktan kurtulmak için olduğu ve Nur şakirtlerinin bu inzivayı beğenmedikleri halde, bundan kendimi keramet sahibi göstermek ve dostları da onunla onu kerametli bilmek mânâsız bir iftiradır.

Hata 40: Kerametleri ve velîliği hakkındaki söylenenleri ve yazıları red ve cerh etmiyor.

Cevap: Bu pek zâhir bir hatâdır. Yüz yerde kardeşlerime yazmışım ki, “Şahsımda hiç bir ehemmiyet yok. Bana karşı hüsn-ü zannınız yanlıştır. Sizin ihlâsınız var. Ben belki ihlâsa muvaffak olamıyorum. Hizmette de size yetişemiyorum” dediğim ve hiç bir defa nefsimi methetmediğim halde bu isnat büyük bir iftiradır.

Hata 41: Ve bu yolda öğünmesine bir sebep olmuştur.

Cevap: İddianameyi yazan, sathîlik ve garazla baktığı için, Risale-i Nur’un senâsını benim şahsımın senâsı zannetmiş, bu hatâya düşmüş. Ve çok yerlerde böyle hatâya düşüyor.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

ahali : halk
atfetme : bir işi veya bir sözü bir kimseye mal etme, yükleme
cerh etme : kırma, yaralama
daimî : devamlı, sürekli
desise : hile, aldatma
ehemmiyet : önem
garaz : kötü kasıt
garazkârâne : garaz edercesine, kin tutarak
hodfuruşluk : kendini beğendirmeye çalışma
hüsn-ü zan : güzel düşünce
iddianame : savcının bir dava konusunda hazırladığı iddia ve delilleri içine alan yazısı
iftira : yalan yere birisini suçlama, suç atma
iğfal : gaflete düşürerek kandırma, aldatma
ihlâs : samimiyet, ibadet ve davranışlarda sadece Allah’ın rızasını gözetme
inziva : yalnız başına bir yere çekilip dünya işleriyle uğraşmama
isnat : dayandırma
kanunî : kanunlar gereği
kaza : ilçe, kaymakamlık
keramet : Allah’ın bir ikramı olarak, Onun sevgili kullarında görünen olağanüstü hâller
küllî : genel, kapsamlı
mahallî : bölgesel
methetme : övme
mevcudiyet : var olma hali
muvaffak : başarılı olma, erişme
münafık : iki yüzlü; inanmadığı halde inanmış görünen
nefs : kişinin kendisi
red etme : geri döndürme, kabul etmeme
sathîlik : yüzeysellik
senâ : övme, methetme
sûret : biçim, şekil
şakirt : öğrenci, talebe
tasannu : yapmacık
tavsif eden : vasıflandıran, anlatan
velî : Allah’ın sevgili kulu, Allah dostu
vilâyet : il
vukuat : meydana gelmiş olaylar; olmuş olanlar
zahir : açık
zarurî : zorunlu, gerekli
zındıklık : dinsizlik
Yükleniyor...