Block title
Block content
Risale-i Nur’un hakkaniyetine bir nümune
Tenbih
On dokuz sene evvel telif edilen bu risaleyi HAŞİYE okuyan ehl-i insaf ve münevverlerin de vakıf olup kat’î kanaat getireceği vech ile, yüz otuz kitaptan müteşekkil olan Risale-i Nur Külliyatının umum eczaları, siyasî ve dünyevî maksatlardan ârî ve müberrâ olarak tamamen imanî ve uhrevî bir ruh ve mâhiyette telif edilmiştir. Bu zâhir ve kat’î hakikati de Eskişehir, Isparta, Denizli ve Afyon mahkemelerinin yaptığı uzun tahkikat ve gayet ince tetkikat teyid etmiştir. Bu itibarla, yirmi aydan fazladır Afyon Mahkemesinde mevkuf tutulan ve Mahkeme-i Temyizce hiçbir eserde suç mevzuu teşkil edecek en küçük bir nokta bile gösterilmeyen ve yüz binlerle kimselerin imanını kurtaran ve okuyanların ve ehl-i ilmin ve âlem-i İslâmın takdir ve tahsinine mazhar olan kitaplarımızın umumunu iade etmeleri hususunda alâka ve yardımınızı istiyoruz.

Afyon Mahkemesindeki kitapların kısm-ı âzamı evvelce tahliye olunan arkadaşlarımızdan alınmış olup, onlar da “Kitaplarımızı, sahibi olan Üstadımıza verdik. Ona teslim olunsun” diyerek bana havale etmişlerdir. Bilhassa yaldızlı ve tevafuk mu’cizesiyle yazılan Kur’ân’ımızı mânâsız iki senedir müsadere olunan kitaplar içinde, mahkemede bırakmışlar. Herşeyden evvel Denizli ve Ankara mahkemelerinin bize iade ettikleri o kitaplarımızı ve Kur’ân’ımızı çabuk bize iade etmelerini bekliyoruz.
Said Nursî
• • •

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

HAŞİYE : Eskişehir ve Denizli mahkemelerinden kaç sene evvel telif edilen bu On Altıncı Mektup, güya üç mahkemeyi görmüş gibi bütün medar-ı itiraz şeyleri reddetmesi, inâyet-i İlâhiyenin bir nevi ikram kerametine mazhar olduğunu zâhir gösteriyor.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âlem-i İslâm : İslâm dünyası
ârî : arınmış, temiz
dünyevî : dünya ile ilgili
ecza : kısımlar, parçalar
ehl-i ilm : ilim ehli, âlimler
ehl-i insaf : insaf ve vicdan sahipleri
hakikat : asıl, gerçek
hakkaniyet : doğruluk, haklılık
haşiye : dipnot
ikram : bağış, iyilik
inâyet-i İlâhiye : Allah’ın yardımı
itibar : özellik
kanaat getirme : razı olma, inanma
kat’î : kesin olarak
keramet : Allah’ın bir ikramı olarak, görülen olağanüstü hâl
kısm-ı âzam : büyük bir kısmı
mâhiyet : asıl, nitelik, özellik
Mahkeme-i Temyiz : Yargıtay; yanlışı doğrudan ayıran yüksek mahkeme
mazhar : erişme, nail olma
medar-ı itiraz : itiraz sebebi
mevkuf : tevkif edilmiş, tutuklu
mevzu : konu, bahis
mu’cize : bir benzerini yapma konusunda başkalarını âciz bırakan olağanüstü şey
müberrâ : arınmış, uzak
münevver : aydın, aydınlanmış
müsadere : yasak edilen bir şeyin kanuna göre elden alınması
müteşekkil : meydana gelmiş, oluşmuş
nevi : çeşit, tür
risale : mektup; Risale-i Nur Külliyatı’ndan her bir bölüm
tahkikat : gerçeği araştırma işlemleri
tahliye : serbest bırakılma
tahsin : beğenme, birşeyin güzelliğini ilân etme
takdir : beğendiğini dile getirme
telif : yazmak, kaleme almak
tenbih : ikaz, uyarı
teşkil eden : oluşturan
tetkikat : incelemeler
tevafuk : denk gelme, uygunluk
teyid etmek : doğrulamak
uhrevî : âhirete dair
umum : bütün, genel
vakıf olma : bilme, haberdar olma
vecih : şekil, tarz
zàhir : açık, âşikar
Yükleniyor...