Block title
Block content
Dördüncü mektup olan Hüve Nüktesi ise, 1 قُلْ هُوَ اللهُ اَحَدٌ ve
2 لاَۤ إِلٰهَ اِلاَّ هُوَ kelime-i kudsiyeleriyle maddî cihetinde Hûve lâfzında siz sevgili Üstadımızın bir seyahat-ı hayaliye-i fikriyelerinde, hava sahifesinin mütalâalarıyla görülen zarif bir nükte-i tevhidde iman mesleğindeki gayet derecede kolaylıkla meslek-i dalâletteki nihayetsiz müşkülât kısa bir işaretle beyan edilmiş. Kudret-i İlâhiyenin bir arşı olan bir avuç toprakta konulan muhtelif tohumların mahiyetlerinde ve emir ve irâdenin diğer bir arşı olan havanın bir parçasında neşv ü nemâ bulan Hûve lâfzında görülen hârikalar, esbaba verildikçe, dehşetli müşkülâtın zuhuru ve Vâhid-i Ehade verildikçe fevkalâde suhuletin vücudu, hem ehl-i dalâletin, hususan maddiyyun ve tabiiyyun meslek erbabına, hem ehl-i imana gayet şirin, gayet güzel, gayet hoş, hem gayet mukni ve müskit bir şekilde ispat edilerek, bir risale kadar kıymeti bulunan, hususan tahavvülât-ı zerrat hakkındaki Otuzuncu Sözle, Tabiat Risalesi olan Yirmi Üçüncü Lem’anın bir nevi hülâsası olabilir kanaatini bize veren bu kıymettar yazılarınızla Risale-i Nur baştan başa her okuyanı hem tenvir edip yükseltiyor, hem sevgili Üstadımıza nihayetsiz minnettarlıklara vesile oluyor.
Hüsrev
• • •

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “De ki: O Allah birdir.” İhlâs Sûresi, 112:1.
2 : Ondan başka İlâh yoktur.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

ârız olmak : ilişmek, yaklaşmak
arş : makam
aziz : izzetli, şerefli, çok değerli
beyan edilmek : açıklanmak, izah edilmek
cazibedar : cazibeli, çekici
cihet : şekil, yön
ehl-i dalâlet : doğru ve hak yoldan sapanlar, inançsız kimseler
ehl-i iman : Allah’a ve Allah’tan gelen herşeye inanan kimseler, mü’minler
erbab : sahipler
esbab : sebepler
fevkalâde : olağanüstü
hâlet-i ruhiye : ruh hâli
hayat-ı içtimaiye : toplumsal hayat
hususan : bilhassa, özellikle
hülâsa : kısaca, özet
Hüve : O, Allah
irade : istek, dileme, seçim yapma gücü
kanaat : görüş, fikir
kelime-i kudsiye : yüce, kudsi söz
kıymettar : kıymetli, değerli
kudret-i İlâhiye : Allah’ın güç ve iktidarı
maddiyyun : materyalistler; herşeyi madde ile açıklamaya çalışanlar
mahiyet : esas nitelik, içyapı
meslek-i dalâlet : dalâlet yolu, sapıklık mesleği
minnettarlık : şükran duygusu
muhtelif : çeşitli
mukni : ikna edici
müskit : susturucu
müşkülât : zorluklar, güçlükler
mütalâa : dikkatle okuma, inceleme
neşv ü nemâ : büyüme ve gelişme
nevi : çeşit, tür
nihayetsiz : sonsuz
nükte-i tevhid : Allah’ın birliğine dair ince bir mânâ
risale : mektup; Risale-i Nur’dan her bir bölüm
seyahat-i hayaliye-i fikriye : hayalde ve düşüncede yapılan yolculuk
sıddık : çok doğru ve bağlı
suhulet : kolaylık
tabiiyyun : herşeyi tabiatın tesiriyle meydana geldiğini iddia edenler
tahavvülât-ı zerrât : atomların değişim, dönüşüm ve hareketleri
tenvir etme : nurlandırma, aydınlatma
Vâhid-i Ehad : bir ve tek olan; birliği bütün varlıkları kuşattığı gibi herbir varlıkta da tecellî eden Allah
vücud : varlık, var oluş
zarif : ince, nazik
zuhur : görünme, ortaya çıkma
Yükleniyor...