Block title
Block content
Sonra Siracü’n-Nur mecmuasının kâğıdını alıp bastık. Bu müddet bir sene devam etti. Sonra, otuz kadar mecmua Eğirdir’e götürülürken yolda tutularak Eğirdir adliyesine teslim edilmiş, çok geçmeden Isparta adliyesi marifetiyle Hüsrev Altınbaşak’ın evi taharri olunup hem teksir makinesi, hem mecmualar müsadere edilerek bir sene evvel mahkemeye verilmiştik. Neticede, yasak olmayan dinî eserler olmasından, Hüsrev Altınbaşak’la bana ve diğer bir arkadaşımıza ruhsatsız kitap tab ettiğimizden bir ay ceza verildi. Biz de temyiz ettik. Henüz temyizden gelmeden Afyon hapishanesine getirildim.

İşte, yüksek mahkemenizde dinime ve dindaşlarıma olan şu hasbî hizmetim, hususan mahkemenin iade ettiği ve meâli hadîs-i şerif muhteviyatı olan Beşinci Şuâ meseleleriyle, Afyon C. Savcısı, “Hükûmetin emniyetini ihlâl ediyorlar” diye hem beni, hem risalenin müellifini, hem Hüsrev Altınbaşak’la kırk altı talebe kardeşlerimi, bu eserleri yazmışlar, okumuşlar diyerek cezalandırmak istiyor.

Bu vatanda öz bir vatandaş olmakla, huzurunuzda hakikatten ayrılmayarak derim ki: Bu eserlerle ahlâkımızı dinen terbiye edip yükselten ve kendisine “müceddid” dediğimiz halde bizi reddedip kıran ve büyük bir hürmetle üstad kabul ettiğimiz Said Nursî’nin senelerden beri talebesiyim. Kendisinde ve eserlerinde ve talebelerinde hükûmetin emniyetini ihlâle teşebbüs edecek hiçbir fiil olmadığına yakînen ve kat’iyen şahidim. Hususan ittiham sebebinin birisi de, Isparta mahkemesi yakînen hakikate muttali olmasıyla, o cihetten bize ceza vermedikleri kitap bedelleridir ki, bizim kitap bedelleriyle idare-i maişetimizi temine hiçbir cihetle ihtiyacımız olmamakla beraber, bu satılan mecmuaların bedellerinin teksir makinesine ve kâğıdının ve mürekkebinin karşılığına verilmiş olduğunu yüksek mahkemenize arz eder ve sırf Allah rızası için, hüsn-ü niyetle yaptığımız bu hizmetin bir suç olmasına imkân olmamakla, yüksek mahkemenizden ve âlî vicdanlarınızdan Risale-i Nur eserlerinin iadesini talep ederim.
Mevkuf
Tahirî
• • •
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

arz etme : sunma, ifade etme
cihet : yön, taraf
emniyet : güvenlik, huzur
evvel : önce
fiil : hareket, iş
âli : yüksek
arz etme : sunma, ifade etme
beşeriyet : insanlık
bilâkis : aksine, tersine
bilâpervâ : pervasız, korkusuz
cemiyet : topluluk, toplum; dernek
cürüm : suç, günah
cüz’ : kısım, parça
dalâlet : hak yoldan ayrılma, sapkınlık
ebedî : sonu olmayan, sonsuz
emniyet : güvenlik, huzur
fazilet : güzel ahlâk, erdem, üstün maziyet
fevkalâde : olağanüstü
hâiz : sahip
hakikî : asıl, gerçek, doğru
harikulâde : olağanüstü
ıslah etmek : iyileştirmek, düzeltmek
icap ettirme : gerektirme
iftihar : övünme
inkâr etmek : kabul etmemek
irşad eden : doğru yolu gösteren
ittiham : suçlama
kâinat : evren, yaratılmış herşey
kanaat : inanma, razı olma; görüş fikir
kat’î : kesin olarak
kudret : güç, iktidar
Kur’ân-ı Hakîm : her âyet ve sûresinde sayısız hikmet ve faydalar bulunan Kur’ân
külliyat : bir yazarın bütün eserleri
medhetme : övme
mevkuf : tevkif edilmiş, tutuklu
mevzu : bahis, konu
muktedir : gücü yeten, güç ve iktidar sahibi
müdafaa : savunma
müttehem : suçlanan
saadet : mutluluk
sefahet : yasak zevk ve eğlencelere düşkünlük, beyinsizce davranış
selâmet : esenlik, güven
senâ : övme, yüceltme
talep etmek : istemek
tasdik edilen : doğrulanan, onaylanan
tefsir : Kur’ân-ı Kerimi mânâ bakımından açıklayan, yorumlayan kitap
telif : yazma, kaleme alma
tenvir eden : aydınlatan, nurlandıran
vecih : şekil, tarz
zira : çünkü
hadîs-i şerif : Peygamber Efendimizin (a.s.m.) mübarek söz, fiil ve hareketi veya onun onayladığı başkasına ait söz, iş veya davranış
hakikat : doğru gerçek
hasbî : samimi, karşılıksız
hâsıl olma : meydana gelme
hususan : bilhassa, özellikle
hürmet : saygı
hüsn-ü niyet : güzel niyet
idare-i maişet : yaşayış için gerekli olan ihtiyaçlar
ihlâl : bozma, karıştırma
ittiham : suçlama
kat’iyen : kesinlikle
mârifet : sebep, vesile; bilgi
meâl : açıklama, anlam
mecmua : kitap
muhteviyat : içindekiler
muttali olma : bilme, bilgiye ulaşma
müceddit : yenileyici; sahih hadîs ile her yüz senede bir geleceği bildirilen, dinin hakikatlerini asrın ihtiyacına göre ders veren büyük âlim
müellif : telif eden, yazan
müsâdere edilmek : toplatılmak
risale : mektup; Risale-i Nur’dan her bir bölüm
ruhsat : izin, müsaade
tab : basma
taharrî : araştırma, inceleme
teksir : çoğaltma
temin : sağlama, elde etme
temyiz etmek : hakkında bir mahkeme tarafından hüküm verilen bir davanın, bir üst mahkemede (Yargıtay) tekrar görülmesi, incelenmesi için başvuruda bulunmak
teşebbüs : başvurma, girişme
yakînen : kesin olarak
Yükleniyor...