Block title
Block content
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ 1
Risale-i Nur’un kerametlerindendir ki, Üstadımız Hazretleri “Ey mülhidler ve ey zındıklar! Risale-i Nur’a ilişmeyiniz, Risale-i Nur, âfâtın def’ine sadaka gibi vesile olmasından, ona karşı olan hücum ve onun tatili, âfâta karşı olan müdafaasını zaifleştirir. Eğer ilişirseniz, yakından bekleyen belâlar sel gibi üstünüze yağacaktır” diye, on senedir kerratla söylüyordu. Bu hususta şahit olduğumuz felâketler pek çoktur. Dört seneden beri Risale-i Nur’a ve şakirtlerine her ne vakit ilişilmişse, bir felâket, bir musibet takip etmiş ve Risale-i Nur’un ehemmiyetini ve âfâtın def’ine vesile olduğunu göstermiştir. İşte Üstadımız Bediüzzaman’ın Risale-i Nur ile haber verdiği yüzler hâdisat içinde felâketler zelzele eliyle doğruluğunu imza ederek gelen dört felâket, Risale-i Nur’un bir vesile-i def-i belâ olduğunu gösterdi. Cenab-ı Hak, bize ve Risale-i Nur’a taarruz edenlerin kalblerine iman ve başlarına hakikati görecek akıl ve göz ihsan etsin; bizi bu zindanlardan, onları da bu felâketlerden kurtarsın. Âmin.
Hüsrev
• • •
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ 1
Aziz, sıddık kardeşlerim; Bir cilve-i inayet-i Rabbâniyedir ki, daha müdafaatımızı ve evraklarımızı ve kitapları görmeden, yalnız perde altında hissedip Maarif Vekilinin dehşetli püskürmesi ve hücumu, Beşinci Şuâ ve Hücumat-ı Sittenin Zeyli gibi gayet şiddetli mahrem risaleleri en ehemmiyetli makamat bilfiil tenkid için tetkik etmesi ve müdafaatımın ciddî, dokunaklı küfr-ü mutlaka cür’etkârâne darbeleri Ankara’nın bize karşı çok şiddetli davranmasını beklerken, meselenin azametine nisbeten gayet mülâyimane, belki musalâhakârâne vaziyet almış.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Her türlü kusur ve noksandan uzak olan Allah’ın adıyla.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On İkinci Şuâ / Sonraki Risale: On Dördüncü Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âfât : afetler, musibetler
âmin : “Allahım kabul eyle”
azamet : büyüklük, yücelik
aziz : çok değerli, izzetli
bilfiil : fiilen, uygulamada
Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan, şeref ve yücelik sahibi Allah
cilve-i inayet-i Rabbâniye : Allah’ın şefkat cilvesi, belirtisi
cür’etkârâne : cesaretli bir şekilde
def’ : ortadan kaldırma, savma
gayet : son derece
hâdisat : olaylar
hazret : saygıdeğer
Hücumat-ı Sitte : Altı hücum; Risale-i Nur Külliyatı’ndan şeytanın altı hücum ve desisesini alt üst eden bir risalenin adı
ihsan etmek : ikram etmek, bağışlamak
keramet : ikram, bağış; Allah’ın bir ikramı olarak görünen olağanüstü hal ve fiiller
kerrat : defalarca
küfr-ü mutlak : tam bir küfür, inkâr; hiçbir kutsal değere inanmama
Maarif Vekili : Eğitim Bakanı
mahrem : gizli olan, herkese söylenmeyen, gizli sır
makamat : makamlar; resmî merciler
musalâhakârâne : barışçıl bir şekilde
musibet : belâ, dert, felâket
müdafaa : koruma, savunma
müdafaat : savunmalar
mülâyimane : yumuşak ve uysal bir şekilde
mülhid : dinsiz, inkâr eden
nisbeten : kıyasla, oranla
risale : mektup, küçük çaplı kitap; Risale-i Nur Külliyatı’nda bulunan her bir bölüm
sadaka : Allah rızası için ihtiyaç sahibi kişilere yapılan yardım
sıddık : çok doğru ve bağlı
şakirt : talebe, öğrenci
taarruz etmek : saldırmak
tatil : reddetme, terketme
tenkid : eleştiri
tetkik etmek : incelemek
vesile-i def-i belâ : belâları ortadan kaldırma, uzaklaştırma vesilesi
zelzele : deprem, sarsıntı
zeyl : ek, ilave
zındık : dinsiz
Yükleniyor...