Block title
Block content
Evet, Hazret-i İmam-ı Ali (r.a.) Risale-i Nur’a bakarak, Süryanî isimleri derc ederek diyor:

تُقَادُ سِرَاجُ النُّورِ سِرّاً بَيَانَةً - تُقَادُ سِرَاجُ السُّرْجِ سِرّاً تَنَوَّرَتْ 1

بِنُورِ جَلاَلٍ بَازِخٍ وَشَرَنْطَخٍ - بِقُدُّوسِ بَرْكُوتٍ بِهِ النَّارُ اُخْمِدَتْ 2

بِيَاهٍ وَيَايُوهٍ نَمُوهٍ اَصَالِيًا - بِطَمْطَامٍ مِهْرَاشٍ لِنَارِ الْعِدَاسَمَتْ 3

بِهَالٍ اَهِيلٍ شَلْعٍ شَلْعُوبٍ شَالِعٍ - طَهِىٍّ طَهُوبٍ طَيْطَهُوبٍ طَيَطَّهَتْ 4

اَنُوخٍ بِيَمْلوُخٍ وَاَبْرُوخٍ اُقْسِمَتْ - بِتَمْلِيخِ اٰيَاتٍ شَمُوخٍ تَشَمَّخَتْ
اَبَاذِيخَ بَيْذُوخٍ وَذَيْمُوخٍ بَعْدَهَا - خَمَارُوخٍِ يَشْروُخٍ بِشَرْخٍ تَشَمَّخَتْ
5

بِبَلْخٍ وَسِمْيَانٍ وَبَازُوخٍ بَعْدَهَا - بِذَيْمُوخٍ اَشْمُوخٍ بِهِ الْكَوْنُ عُمِّرَتْ
...بِشَلْمَحَتِ اقْبَلْ دُعَاۤئِى
diye dua ile hatmeder. Hazret-i İmam-ı Ali (r.a.) başta sarahatle haber verdiği Risale-i Nur’u, Siracü’n-Nur ve Siracü’s-Sürc namıyla birinci mertebede âşikâr onu gösterip tâdâd ederken, tâ yirmi beşe geldiği vakit بِتَمْلِيخٍ اٰيَاتٍ شَمُوخٍ تَشَمَّخَتْ der. Âyât-ı Kur’âniyenin i’cazlarını beyan ve Kur’ân’ın kırk vech ile mu’cize olduğunu yedi adet küllî vecihlerde ispat eden Risale-i Nur’un en meşhur ve parlak risalesi olan Yirmi Beşinci Söz namındaki Mu’cizat-ı Kur’âniye Risalesine işaret eder. Çünkü başta Siracü’n-Nur’un birinci mertebede sayılması, hem بِتَمْلِيخِ اٰيَاتٍ fıkrasında اٰيَاتٍ kelimesinin bulunması, hem yirmi beşinci mertebede zikretmesi, kuvvetli bir karinedir ki, pek çok âyetleri zikredip i’cazları ve sırları beyan eden Yirmi Beşinci Söze mânâ-yı mecazî ile bakar.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Sirâcü’n-Nur gizliden gizliye yanıp yayılıyor; Sirâcü’s-Sürc (Kandiller Kandili), gizliden gizliye yanıp aydınlanıyor.
2 : Rahîm, Celâl, Raûf, Münezzeh, Kuddûs ve Rahîm isimlerinin nuruyla fitne ve dalâlet ateşi söndürülecek.
3 : Ma’bûd-u bilhak (el-İlâh) Hû, Samed, Zü’l-Batş (Düşmanlarını kıskıvrak yakalayan), Cebbar (Hükmüne karşı konulmaz) ve Halîm olan Zâtın yardımıyla (o nûr) düşmanlarının ateşini bastıracak.
4 : Gerçek ma’bûd, Hak olan ve hakkı gerçekleştiren, Cemîl, Vedûd ve Mucîb olan Zâtın yardımıyla insanlara kendisini sevdirecektir.
5 : Haşre dair meşhur Yirmi Dokuzuncu Söz’e, sonra Mi’rac ve zeyli Şakk-ı Kamere bakar.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Birinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âşikâr : çok açık ve belirgin
Âyât-ı Kur’âniye : Kur’ân-ı Kerimin âyetleri
beyan : açıklama, izah
hatmetme : tamamlama, bitirme
i’caz : mu’cize oluş
ibâre : metin, ifade
karine : karışık bir iş veya gizli bir meselenin anlaşılmasına, çözümlenmesine yarayan ek belirti, ipucu
küllî : büyük ve kapsamlı
mânâ-yı mecazî : asıl anlam dışında kast edilen diğer bir anlam
mertebe : derece, makam
Mucizat-ı Kur’âniye Risalesi : Kur’ân’ın mu’cizeliğini ispat eden risale; Sözler’de yer alan Yirmi Beşinci Söz
mübarek : bereketli, hayırlı
nam : ad, ünvan
risale : mektup; Risale-i Nur’da yer alan bölümlerden her birisi
sarahat : çok açık bir şekilde
Siracü’n-Nur : “Nur Lambası” anlamında Risale-i Nur Külliyatı’nın diğer adı
Siracü’s-Sürc : “Lambalar Lambası” anlamında Risale-i Nur’un diğer adı
tâdâd etme : sayma, sıralama
vecih : şekil, tarz
zikretme : anma, söyleme
Yükleniyor...