Block title
Block content
Hem bu dünya hanında misafir yolcular için koca dağları levâzımâtlarına ve istikbaldeki ihtiyaçlarına muntazam ihtiyat deposu ve cihazat ambarı ve hayata lüzumu olan çok definelerin mükemmel mahzeni olmak cihetinde işaret, belki delâlet, belki şehadet eder ki, bu kadar kerîm ve misafirperver ve bu kadar hakîm ve şefkatperver ve bu kadar kadîr ve rububiyetperver bir Sâniin, elbette ve herhalde, çok sevdiği o misafirleri için, ebedî bir âlemde, ebedî ihsânâtının ebedî hazineleri vardır. Buradaki dağlara bedel, orada yıldızlar o vazifeyi görürler.

Ey Kàdir-i Külli Şey,

Dağlar ve içindeki mahlûklar Senin mülkünde ve Senin kuvvet ve kudretinle ve ilim ve hikmetinle musahhar ve müdahhardırlar. Onları bu tarzda tavzif ve teshir eden Hâlık'ını takdis ve tesbih ederler.

Ey Hâlık-ı Rahmân ve ey Rabb-i Rahîm,

Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın talimiyle ve Kur’ân-ı Hakîminin dersiyle anladım:

Nasıl ki semâ ve feza ve arz ve deniz ve dağ, müştemilât ve mahlûklarıyla beraber Seni tanıyorlar ve tanıttırıyorlar. Öyle de, zemindeki bütün ağaç ve nebatat, yaprakları ve çiçekleri ve meyveleriyle Seni bedâhet derecesinde tanıttırıyorlar ve tanıyorlar.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

Aleyhissalatü Vesselâm : Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun
arz : dünya
bedâhet derecesinde : ap açık bir şekilde
cezbedârâne : kendinden geçmiş bir şekilde
cihazat : cihazlar, donanımlar
cihet : yön, taraf
delâlet etmek : delil olmak, işaret etmek
ebedî : sonu olmayan, sonsuz
eşcâr : ağaçlar
feza : uzay
hakîm : her işini hikmetle yapan
Hâlık : herşeyi yaratan Allah
Hâlık-ı Rahîm : sonsuz merhamet ve şefkatle herşeyi yaratan Allah
hareket-i zikriye : zikir hareketi
hikmet : Allah’ın herşeyi belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratması
ihsânât : bağışlar, ikramlar, iyilikler
ihtiyat : önlem alma, tedbirli hareket etme
inâyet : Allah’ın herşeyi düzen altına alıp saadet ve huzur veren sıfatı
istikbal : gelecek zaman
kadîr : herşeye gücü yeten, sonsuz güç ve kudret sahibi
Kàdir-i Külli Şey : sınırsız güç sahibi olan ve herşeye gücü yeten Allah
kerîm : cömert, ikram sahibi
kudret : güç, kuvvet, iktidar
Kur’ân-ı Hakîm : her âyet ve sûresinde sayısız hikmet ve faydalar bulunan Kur’ân
letaif : güzellikler, incelikler
levâzımât : gerekli olan şeyler
mahlûk : yaratılmış
mahzen : depo
mehâsin : güzellikler, iyilikler
misafirperver : misafir ağırlamayı seven
muntazam : düzenli, intizamlı
musahhar : boyun eğdirilmiş, emre verilmiş
müdahhar : depolanmış, biriktirilmiş
müştemilât : içindekiler
nebatat : bitkiler
Rabb-i Rahîm : sonsuz merhamet ve şefkat sahibi ve herşeyi terbiye ve idare eden Allah
Resul-i Ekrem : Allah’ın en şerefli ve değerli elçisi olan Hz. Muhammed (a.s.m.)
rububiyetperver : terbiye etmeyi ve olgunlaştırıp mükemmelleştirmeyi seven
Sâni : herşeyi san’atla yaratan Allah
semâ : gök
suret : şekil, biçim
şefkatperver : acıyan, merhametli
şehadet etmek : şahitlik, tanıklık etmek
takdis : kutsama, Allah’ı her türlü eksiklik ve çirkinlikten yüce tutma
talim : öğretme
tavsif : vasıflandırma
tavzif : görevlendirme
tedâbir : tedbirler
tesbih etmek : Allah’ı her türlü kusurdan yüce tutarak şanına lâyık ifadelerle anmak
teshir etmek : boyun eğdirmek
umum : bütün
zâhir : açık, âşikar
zemin : yer
ziynet : süs
Yükleniyor...