Block title
Block content
Biz, Bediüzzaman’ın ilim, ahlâk, fazilet ve edep sıfatlarıyla bezenen temiz ve yüksek şahsiyetine gösterilen ve hele son günlerde bütün bütün şiddetlenen kötü muamelelerden ve bu muameleleri ona reva görenlerden nefret ediyoruz. Ahlâksızlık çirkefinin bir tufan halinde her istikamete taşıp uzanarak her fazileti boğmaya koyulduğu Türklerin bu kadar karanlık günlerinde onun feyzini bir sır gibi kalpten kalbe mukavemeti imkânsız bir hamle halinde intikal eder görmekle tesellî buluyoruz. Gecelerimiz çok karardı ve çok kararan gecelerin sabahları pek yakın olur.
إِنَّ اللهَ مَعَ الصَّابِرِينَ 1

Cevdet Sezer
• • •

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ 2

Çok aziz, çok mübarek, çok müşfik, çok sevgili Üstadımız Hazretleri; Risale-i Nur’u, himmet ve dualarınızla, dikkat ve tefekkürle okudukça, bu muazzam eser külliyatının tılsım-ı kâinatın muammâsını keşf ve halleden bir keşşaf olduğunu, hal ve istikbalin bir mürşid-i ekberi ve bir rehber-i âzamı olduğunu, yine dua ve himmetinizle idrak ediyoruz. Evet, Üstadımız Hazretleri Risale-i Nur’u okuyan her idrak sahibi anlıyor ki, Risale-i Nur, gerek bu asrın, gerekse önümüzdeki asrın beşeriyetini fikir karanlıklarından kurtarıp, tenvir ve irşad edecektir.

Risale-i Nur, yalnız bu vatan ve millet için değil, âlem-i İslâm ve bütün beşeriyetin ihtiyacına cevap verecek bir külliyat olarak telif edilmiştir.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “Muhakkak ki Allah, sabredenlerle beraberdir.” Bakara Sûresi, 2:153.
2 : Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Afyon Hayatı
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âlem-i İslâm : İslâm dünyası
asr : yüzyıl, çağ
aziz : çok değerli, izzetli, saygın
beşeriyet : insanlık
çirkef : çirkin, iğrenç şey
fazilet : güzel ahlâk, üstün değer, erdem
feyz : ilim, bereket, ilham
hal : içinde bulunulan zaman
hazret : saygıdeğer (saygı ve yüceltme maksadıyla kullanılan bir ifade)
himmet : mânevî yardım, ciddi gayret
idrak : anlayış, kavrayış
intikal : geçme, bulaşma
irşad : yol gösterme
istikamet : yön, taraf
istikbal : gelecek zaman
keşf ve halletme : bulma, açma ve çözme
keşşaf : keşfeden, bulan, ortaya çıkaran
muamele : davranış
muammâ : anlaşılması ve çözülmesi güç şey, gizem
muazzam : azametli, büyük
mukavemet : karşı koyma, dayanma
mübarek : hayırlı, bereketli
mürşid-i ekber : hak ve doğru yolu gösteren en büyük irşad edici
müşfik : şefkatli
nâmütenahi : nihayetsiz; kesinlikle, asla
rehber-i âzam : en büyük kılavuz
reva görme : uygun bulma, lâyık görme
tefekkür : etraflıca ve derinlemesine düşünme
tekerrür : tekrarlanma
telif : yazma, kaleme alma
tenvir : aydınlatma, ışıklandırma
tesellî bulma : üzüntüsünü gidererek ferahlama, rahatlama
tılsım-ı kâinat : evrenin ve yaratılan tüm varlıkların ifade ettiği sır, gizem
vuku bulma : meydana gelme
Yükleniyor...