Block title
Block content
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ 1
Aziz, sıddık kardeşlerim; Bugünlerde sabah namazı tesbihatında İstanbul’daki ihtiyarın garazkârane ve şahsıma karşı galiz gıybeti üzerine, Eski Said damarıyla nefs-i emmarem heyecana geldi. “Mazlumum, bu nevi zulüm çekilmez!” dedi, intikamını almak istedi. Birden kalbime geldi:

“Belki Risale-i Nur’un İstanbul’da neşrine bir vesile olur. Sen madem hayat-ı dünyeviyeni ve hayat-ı uhreviyeni dahi Risale-i Nur’a feda ediyorsun; bu izzet-i nefis damarını dahi feda et. Hem sebeb-i hilkat-i kâinat Fahr-i Âlem Aleyhissalâtü Vesselâma ‘mecnun’ tabiri istimal eden insanlar bulunduğu gibi, senin, o güneşe nispeten zerrecik bir izzet-i nefsinin kırılmasına ehemmiyet verme” diye ihtar edildi, benim de kalbim rahat etti.
Said Nursî
• • •

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Eskişehir Hayatı / Sonraki Risale: Denizli Hayatı
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

Aleyhissalatü Vesselâm : Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun
aziz : çok değerli, izzetli, saygın
dellâl : duyurucu, ilân edici
Eski Said : Bediüzzaman Said Nursî
Fahr-i Âlem : bütün varlık âleminin kendisiyle övündüğü Peygamberimiz (a.s.m.)
galiz : çirkin, kaba
garazkârane : kötü bir niyetle
gıybet : başkalarının arkasından hoşlanmayacağı şekilde konuşma, çekiştirme
hâkezâ : böylece, bunun gibi
hayat-ı dünyeviye : dünya hayatı
hayat-ı uhreviye : âhiret hayatı; öldükten sonraki sonsuz hayat
ihtar : hatırlatma, uyarı
istidad : kabiliyet, yetenek
istimal : kullanma
izzet-i nefis : insanın vakar, şeref ve haysiyetini muhafaza etmesi
kuvve-i hafıza : bellek, hafıza duyusu
mazlum : zulme, haksızlığa uğrayan
mecnun : deli
mücevherat : kıymetli taşlar
müdakkik : dikkatli, inceden inceye araştıran
müflis : iflas etmiş
nefs-i emmâre : insanı daima kötülüğe, yasak zevk ve isteklere sevk eden duygu
neşr : yayma
nevi : çeşit, tür
nisbeten : kıyasla, oranla
risale : küçük çaplı kitap; Risale-i Nur’un her bir bölümü
sebeb-i hilkat-i kâinat : evrenin yaratılış sebebi
sıddık : çok doğru, sadakatli, gönülden bağlı
tabir : ifade
tahkikat : araştırmalar
tesbihat : Allah’ı her türlü kusurdan yüce tutarak şanına lâyık ifadelerle anma
Yükleniyor...