Block title
Block content
Üstadımızla dağa gittiğimiz zaman, daha şehre dönme zamanı gelmeden, birden Üstadımız kalkarlar, bize de emrederlerdi. Hikmetini sormak istediğimizde: “Acele gidelim, Risale-i Nur hizmeti için bizi bekliyorlar.” Hakikaten, şehre avdetimizde, mutlaka mühim bir Risale-i Nur şakirdi bizi bekliyor bulur veya birkaç defa gelip gittiğini komşular haber verirlerdi.

Yine birgün, Mevlânâ Hâlid (k.s.) Hazretlerinin Küçük Âşık namında bir talebesinin neslinden mübarek bir hanım, HAŞİYE yanında çok senelerden beri muhafaza ettiği Mevlânâ Hazretlerinin cübbesini, Ramazan-ı Şerifte teberrüken Üstadımızın yanında kalsın diye Feyzi ile gönderir. Üstadımız hemen Emin kardeşimize yıkamak için emrederek Cenâb-ı Hakka şükretmeye başlar. Feyzi’nin hatırına: “Bu hanım, benim ile yirmi gün için gönderdi, Üstadım neden sahip çıkıyor?” diye hayretler içinde kalır. Sonra o hanımı görür, o hanım Feyzi’ye der ki: “Üstad hediyeleri kabul etmediğinden, bu suretle belki kabul eder diye öyle söylemiştim. Fakat emanet onundur, canımız dahi feda olsun” der, o kardeşimizi hayretten kurtarır. Evet, mübarek Üstadımızın o cübbeyi kabulü, Mevlânâ Halid’den sonra vazife-i teceddüd-ü dinin kendilerine intikaline bir alâmet telâkki etmesindendir, derler. Hem de öyle olmak lâzım. Çünkü Hadis-i sahihte:

1 اِنَّ اللهَ يَبْعَثُ لِهٰذِهِ اْلاُمَّةِ عَلَى رَاْسِ كُلِّ مِاَةِ سَنَةٍ مَنْ يُجَدِّدُ لَهَا دِينَهَا buyrulmuş. Mevlânâ Hazretlerinin velâdeti 1193, Üstadımız Hazretlerinin ise 1293’tür. Bu hadisin tam izahı Risale-i Gavsiye’de vardır.

Üstadımız, arasıra bizlere hususan Feyzi’ye, lâtife tarzında buyururlardı ki: “Cezanız var, tokat yiyeceksiniz, hapse gireceksiniz...” diye Denizli hapsimizi bize remzen haber verip, hem bizi ikaz, hem kablelvuku bir mühim hadiseyi keşfen beyan ediyorlardı. Hakikaten çok geçmedi, Üstadımızın dediği çıktı.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

HAŞİYE : O hanım “Asiye”dir.
1 : “Allah Teâla bu ümmet için her yüz senenin başında dinlerini tecdid eden bir müceddid gönderir.” el-Hakim, el-Müstedrek, 4:522; el-Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, 2:281, hadis no: 1845.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Eskişehir Hayatı / Sonraki Risale: Denizli Hayatı
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

alâmet : işaret, belirti, nişan
avdet : dönüş, dönme
Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan, sonsuz şeref ve azamet sahibi yüce Allah
hadis : Peygamber Efendimizin (a.s.m.) mübarek söz, fiil ve hareketi veya onun onayladığı başkasına ait söz, iş veya davranış
hadis-i sahih : sahih, sağlam hadis
hakikaten : gerçekten
haşiye : dipnot, açıklayıcı not
hâtırât-ı kalp : kalpten geçen şeyler
hazret : saygıdeğer (saygı ve yüceltme maksadıyla kullanılan bir ifade)
hikmet : sebep, sır, gaye
hususan : bilhassa, özellikle
ikaz : uyarma
intikal : geçme, ulaşma
kablelvuku : olmadan önce
lâtife : espri, ince şaka
muhafaza : koruma
mübarek : hayırlı, uğurlu
nam : ad
remzen : gizli bir mânâyı ince bir işaretle göstererek
Risale-i Gavsiye : Hz. Abdülkadir-i Geylânî'nin (k.s.), Risale-i Nur, Üstad Bediüzzaman ve talebeleri hakkındaki kerametlerine yer verilen, Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî isimli eserde bulunan Sekizinci Lem'a
şakird : talebe, öğrenci
şükr : verdiği nimetlerden dolayı Allah’a teşekkürlerini sunma
teberrüken : bereket ve saadet vesilesi sayarak
telâkki : anlama, kabul etme
vazife-i teceddüd-ü din : dini yenileme vazifesi, mücedditlik görevi
velâdet : doğum
ziyade : çok, fazla
Yükleniyor...