Block title
Block content

SÂDİ-İ ŞİRÂZÎ

 
Sâdi, İran edebiyatının, Firdevsî ve Hâfız-ı Şirâzî ile birlikte üç büyük şahsiyetinden biri olarak kabul edilir. 1212 yılında Şiraz’da doğdu. İlk tahsiline burada başladı. Medrese öğrenimini ise Bağdat’taki meşhur Nizamiye Medresesi’nde tamamladı. Sâdi, seyahati çok seven ve halkla iç içe yaşayan bir bilgeydi.

Eserlerinde çok farklı sınıflara mensup insanların hayatlarından ve hâllerinden bahsetmiş, veciz sözlerle ibret dersleri vermiştir. Sâdi’nin en meşhur eserleri “Bostan” ve “Gülistan”dır. Bu iki eser, medreselerde yıllarca Farsça öğrenimi için başlangıç kitabı olarak okutulmuştur.

Sâdi-i Şirâzî, en önemli eserlerinden biri olan Gülistan’ı, Salgurlu hânedanından Ebû Bekir bin Sa’d bin Zengî adına 1258’de kaleme aldı. Eser, münâcât, na’t ve yazılış sebebini anlatan önsözden sonra padişahların hâl ve hareketlerini, dervişlerin ahlâkını, kanaatin faziletini, susmanın faydalarını, aşk ve gençliği, güçsüzlük ve ihtiyarlığı, eğitim ve terbiyenin önemi ve sohbet âdâbını konu alan sekiz bölüm hâlinde düzenlenmiştir.

Anlatımlar pratik hayat dikkate alınarak canlı bir şekilde nazara verilmiş, olaylardan ahlâkî ve edebî sonuçlar çıkarılarak hikâye, nükte ve beyitlerle süslenmiştir. Arapça şiirlerin yanında âyet, hadis ve atasözlerine de sıkça yer verilmiştir.

Eser yazıldığı tarihten bu yana büyük ilgi gördü. Dünya kütüphanelerinde binlerce yazma nüshası bulunan eser, ilk defa Seyf-i Serâyî tarafından 1391’de Kıpçak Türkçe’sine, 1397-98 yılları arasında ise İsbîcâbî adlı bir kişi tarafından Çağatay Türkçe’sine çevrildi. Tercüme edilen diğer diller ise şunlardır: Arapça, Urduca, Latince, Fransızca, Almanca, İngilizce, İtalyanca, Felemenkçe ve Rusça.

Hayatının son bölümünü tenha bir yere yaptırdığı tekkede, okuyup yazmakla, ziyaretçileri kabul etmekle geçiren Sâdi-i Şirâzî 1292 yılında vefat etti.
Paylaş
Yükleniyor...