Block title
Block content

İkinci Maksat, Dördüncü Esas

İçerikler

  1. "Dünyanın ecel-i fıtrîsinden evvel, irade-i ezeliyenin izniyle hâricî bir maraz veya muharrip bir hadise başına gelmezse,.." cümlesini izah eder misiniz?

  2. "Dünyanın, kıyamet ve haşre kabiliyeti vardır." cümlesini izah eder misiniz, kabiliyetten kasıt nedir?

  3. "Eğer dünyanın ecel-i fıtrîsinden evvel irade-i ezeliyenin izni ile haricî bir maraz veya muharrib bir hâdise başına gelmezse..." Burayı devamıyla birlikte açar mısınız, “haricî maraz ve muharrip hadise” ne olabilir?

  4. "Şu kâinatın mevti, mümkündür. Çünkü bir şey kanun-u tekâmülde dahil ise, o şeyde alâküllihal neşvünemâ vardır. Neşvünemâ ve büyümek varsa, ona alâküllihal bir ömr-ü fıtrî vardır. Ömr-ü fıtrîsi var ise, alâküllihal bir ecel-i fıtrîsi vardır..." İzahı?

  5. Kıyamet, yalnız dünya ile mi alakalıdır ki, sadece dünya zikredilmiş?

  6. Yirmi Dokuzuncu Söz'deki, kıyamet için istenen muktazileri nasıl anlamalıyız? Yani kıyamete ne gerek var, ölenler hesabı görülüp direkt gidecekleri yere gönderilseler olmaz mı?

  7. "Alemi kesif olan dünya, alemi latif olan ahiret hesabına hayat makinesinin işlemesiyle şeffaflaşır latifleşir." deniyor. "Kesif alemin latifleşmesi" nasıl oluyor, misallerle izah eder misiniz?

  8. "Evet, hakikat ne kadar zaîf ise de ölmez, suret gibi mahvolmaz. Belki teşahhuslarda, suretlerde seyr ü sefer eder. Hakikat büyür, inkişaf eder, gittikçe genişlenir. Kışır ve suret ise eskileşir, inceleşir, parçalanır..." Devamıyla izah eder misiniz?

  9. "Hakikat ne kadar zayıf ise de ölmez, suret gibi mahvolmaz. Belki teşahhuslarda ve suretlerde seyrüsefer eder." ifadesini açıklar mısınız?

  10. "Nasıl ki su, kendi zararına olarak incimad eder. Buz, buzun zararına temeyyu eder. Lüb, kışrın zararına kuvvetleşir. Lâfız, mânâ zararına kalınlaşır. Ruh, ceset hesabına zayıflaşır. Ceset, ruh hesabına inceleşir..." İzahı?

  11. "Nasılki su, kendi zararına olarak incimad eder. Buz, buzun zararına temeyyu eder. Lüb, kışrın zararına kuvvetleşir. Lafz, mana zararına kalınlaşır..." Devamıyla izah eder misiniz?

  12. Bütün eşyaya şamil olan bir kanundan bahsediyor Üstad. "Suret kalınlaştıkça hakikat inceleşir. Suret inceleştikce, hakikat o nisbette kuvvet bulur..." şeklindeki cümleyi açıklar mısınız?

  13. "Hayır şer, güzel çirkin, nef’ zarar, kemal noksan, ziya zulmet, hidayet dalalet, nur nâr, iman küfür, taat isyan, havf muhabbet gibi âsârlarıyla, meyveleriyle şu kâinatta ezdad birbiriyle çarpışıyor..." Tezât kanunlarının hikmeti ve hakikati ne olabilir?

  14. "Hayır-şer, güzel-çirkin, nef’-zarar, kemâl-noksan, ziya-zulmet, ... havf-muhabbet gibi âsarlarıyla, meyveleriyle, şu kâinatta ezdad birbiriyle çarpışıyor." Buradaki "havf ve muhabbet zıtlığını açıklar mısınız?

  15. "İşte şu mevt ve sekerat ile Kadîr-i Ezelî kâinatı çalkalar; kâinatı tasfiye edip, cehennem ve cehennemin maddeleri bir tarafa, cennet ve cennetin mevadd-ı münasibeleri başka tarafa çekilir, âlem-i âhiret tezahür eder.” İzah eder misiniz?

  16. "Ölecek âlemin dirilmesi mümkündür. Kudrette noksan yoktur. Muktazi ise gayet kuvvetlidir. Mesele ise mümkinattandır. Mümkün bir mes’elenin gayet kuvvetli bir muktezisi var ise, fâilin kudretinde noksaniyet yok ise..." İzah eder misiniz?

  17. "Şu kâinatın eczaları, dakik, ulvî bir nizam ile birbirine bağlanmış. ...; eğer ecram-ı ulviyeden tek bir cirm, ‘Kün!’ emrine veya ‘Mihverinden çık!’ hitabına mazhar olunca, şu dünya sekerata başlar.” İzah eder misiniz?

  18. "Yıldızlar çarpışacak, ecramlar dalgalanacak, nihayetsiz feza-yı âlemde milyonlar gülleleri, küreler gibi büyük topların müdhiş sadâları gibi vaveylâya başlar...” Yeryüzünün düzlenmesi ne demektir? 

  19. “Elbette o iki unsurun birbirine zıd olan dalları ve neticeleri, ebede gidecek; temerküz edip birbirinden ayrılacak. O vakit, cennet-cehennem suretinde tezahür edecektir.” Cennet ve cehennemin ayrı meyveler suretindeki tezahürünü izah eder misiniz?

  20. “Mevt-i dünyanın vuku bulmasıdır. Şu mes’eleye delil: Bütün Edyan-ı Semaviyenin icmaıdır ve bütün fıtrat-ı selimenin şehadetidir ve şu kâinatın bütün tahavvülât ve tebeddülât ve tegayyüratının işaretidir." Sayılanlar, dünyanın ölmesine nasıl şehadet eder?

  21. "Evet, cennet-cehennem, şecere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden dalının iki meyvesidir..." Bu cümledeki, "eğilmek" tabiri neye göre seçilmiş olabilir?

  22. "Hakaik-i nisbiyenin zuhuru ise, Sâni-i Zülcelâlin esmâ-i hüsnâsının nukuş-u tecelliyâtını göstermesine ve kâinatı mektubât-ı Samedâniye suretine çevirmesine sebeptir." İzah eder misiniz?

  23. "Hakaik-i nisbiyenin zuhuru ise, Sâni-i Zülcelâlin Esmâ-i Hüsnâsının nukuş-u tecelliyâtını göstermesine ve kâinatı mektubât-ı Samedâniye suretine çevirmesine sebeptir." Nispi hakikatler ile esma ilişkisini nasıl kurabiliriz?

  24. "Hakîm-i Ezelî, inâyet-i sermediye ve hikmet-i ezelîyenin iktizasıyla, şu dünyayı, tecrübeye mahal ve imtihana meydan ve esmâ-i hüsnâsına âyine ve kalem-i kader ve kudretine sahife olmak için yaratmış." İzah eder misiniz?

  25. "İşte bu mezkûr sırlar gibi daha bilmediğimiz çok ince, âlî hikmetler için, âlemi bu surette irade ettiğinden şu âlemin tegayyür ve tahavvülünü dahi o hikmetler için irade etti..." Burada geçen “ince sırlar ve âli hikmetler” hususunda neler söylenebilir?

  26. "İşte, şu sırr-ı imtihan ve sırr-ı teklif iledir ki, ervâh-ı âliyenin elmas gibi cevherleri, ervâh-ı sâfilenin kömür gibi maddelerinden tasaffi eder, ayrılır." İzah eder misiniz?

  27. "Kabiliyetlerin tezahürü ise, hakaik-i nisbiyenin zuhuruna sebeptir." Kabiliyetler olmadan hakaik-i nisbiye zuhura gelmez mi?

  28. "Madem âlem-i bekà, şu âlem-i fenâdan yapılacaktır. Elbette, anâsır-ı esasiyesi bekàya ve ebede gidecektir." İzah eder misiniz? Bu cümlelerden âlem-i beka daha yaratılmamış gibi bir anlam mı çıkıyor?

  29. "Ve tecrübe ve imtihan ise neşv ü nemâya sebeptir. O neşv ü nemâ ise, istidadların inkişafına sebeptir. O inkişaf ise, kabiliyetlerin tezâhürüne sebeptir. O kabiliyetlerin tezâhürü ise hakâik-ı nisbiyenin zuhuruna sebeptir." Örnekle izah eder misiniz?

  30. "Ve tecrübe ve imtihan ise, neşvünemâya sebeptir. O neşvünemâ ise, istidatların inkişafına sebeptir. O inkişaf ise, kabiliyetlerin tezahürüne sebeptir. O kabiliyetlerin tezahürü ise, hakaik-i nisbiyenin zuhuruna sebeptir." İzah eder misiniz?

  31. Ahirette, hakaik-i nisbiyenin zuhuru olacak mıdır?

  32. Üstad; "Alemi beka şu alemi fenadan yapılacaktır." diyor. Bu durumda alemi beka daha yaratılmamış gibi bir anlam çıkmıyor mu?

  33. “Evet, cennet-cehennem, şecere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden dalının iki meyvesidir ve şu silsile-i kâinatın iki neticesidir ve şu seyl-i şuunatın iki mahzenidir..." İzah eder misiniz?

  34. "Bir mahkeme-i kübrâ açmasını ve dünyadan alınmış misâlî manzaraların göstermesini ve esbab-ı zâhiriyenin perdesini yırtmasını ve her şey doğrudan doğruya Hâlık-ı Zülcelâline teslim etmesi gibi hakikatleri iktiza etti." İzah eder misiniz?

  35. "Her şey mânâsını ifade etti. Dünya, âhiret fidanlarını yetiştirdi. Zemin, Sâni-i Kadîrin bütün mu’cizât-ı kudretini, umum havârık-ı san’atını teşhir edip gösterdi. Şu âlem-i fenâ, sermedî manzaraları teşkil eden levhaları zaman şeridine taktı." İzah?

  36. "O imtihan neticelerini, o tecrübenin neticelerini, o esmâ-i hüsnânın tecellîlerinin hakikatlerini, o kalem-i kader mektubatının hakaikini, ..." Bu kısmı açar mısınız?

  37. "O nümune-misal nukuş-u san’atının asıllarını, o vezâif-i mevcudatın faidelerini, gayelerini, o hidemât-ı mahlûkatın ücretlerini ve o kelimât-ı kitab-ı kâinatın ifade ettikleri mânâların hakikatlerini..." Bu kısmı açar mısınız?

  38. "Vakta ki meclis-i imtihan kapandı. Tecrübe vakti bitti. esmâ-i hüsnâ hükmünü icra etti. Kalem-i kader, mektubatını tamamıyla yazdı. Kudret, nukuş-u san’atını tekmil etti. Mevcudat, vezâifini ifa etti. Mahlûkat, hizmetlerini bitirdi." İzah eder misiniz?

  39. "Vakta ki meclis-i imtihan kapandı. Tecrübe vakti bitti. Esmâ-i Hüsnâ hükmünü icra etti. Kalem-i kader, mektubatını tamamıyla yazdı. Kudret, nukuş-u san’atını tekmil etti. Mevcudat, vezâifini ifa etti. Mahlûkat, hizmetlerini bitirdi..." İzah?

  40. "Ve o mezkûr hakikatleri iktiza ettiği için, kâinatı dağdağa-i tagayyür ve fenâdan, tahavvül ve zevâlden kurtarmak ve ebedileştirmek için o zıdların tasfiyesini istedi ve tegayyürün esbabını ve ihtilafatın maddelerini..." Devamındaki ayetlerle izahı?

  41. "Hakîm-i Ezelî, şu iki hanenin sekenelerine, kudret-i kâmilesiyle ebedî ve sabit bir vücut verir ki, hiç inhilâl ve tagayyüre ve ihtiyarlığa ve inkıraza maruz kalmazlar. Çünkü inkıraza sebebiyet veren tagayyürün esbabı bulunmaz." İzah eder misiniz?

  42. "Şu mümkün, vaki’ olacaktır. Evet, dünya öldükten sonra âhiret olarak diriltilecektir. Dünya harab edildikten sonra, o dünyayı yapan zât, yine daha güzel bir surette onu tamir edecek, âhiretten bir menzil yapacaktır." İzah eder misiniz?

  43. "Ve enbiyaya gönderdiği bütün semâvî fermanları ile kıyameti ve haşrin icadını vaad etmiş. İşte, madem vaad etmiş, elbette yapacaktır." İzah eder misiniz?

  44. "Zât-ı Zülcelâlin evsâf-ı celâliyesi ve evsâf-ı cemâliyesi ve esmâ-i hüsnâsı bunun vukuuna kat’î surette delâlet ederler." İzah eder misiniz?

  45. Allah ebedi olduğu için, onun sıfat ve esmaları da ebedi ve sınırsızdır. İnsan fani olduğu için, sıfat ve istidatları da fanidir, sınırlıdır. Ancak ahirette ebedi yaşayacaktır. Ahirette istidatlarındaki sınır da kalkacak mı?

  46. Bir çiçekte veya insan bedeninde çalışan zerreler, her birinin ayrı görevi mi var, yoksa bir görevi bitirip başka bir görevde mi çalışıyorlar? Mesela, yaprağın taşekkülünü tamamlayan zerreler, bu defa da çiçeğin teşekkülü için mi harekete geçiyorlar?

  47. Cenab-ı Hakk'ın kainata koyduğu, her şeyin kendi zararına değişmesi ve bozulması kanunu, ahiretin varlığına nasıl delildir?

  48. Her şeyin kendi zararına değişmesi ve bozulması kanunu, ahiretin varlığına nasıl delildir?

  49. İçinde bulunduğumuz zaman diliminde; teknolojik olarak bir kolaylık ve suhulet görünüyor. Eski çağlarda yaşayan insanların zorluk çekmelerinin hikmeti ne olabilir?

  50. Kainattaki bütün mevcudat (bitkiler ve hayvanlar) itaat halinde; insan neden asi?

Yükleniyor...