Block title
Block content

TAHSİN TOLA

 
Üstad Bediüzzaman’ın “Nurların intişârı ve maslahatı nâmına siyasete giren bazı kardeşler” ifadesinde kastettiği şahsiyetler arasında yer alır.

Milletvekili olduğu sıralarda Üstad Bediüzzaman’ı Isparta’nın Bey Mahallesindeki evinde ziyaret etti. Her zaman kullanmadığı halde, o gün hilaf-ı âdet olarak, başında bir şapka vardı. O herhangi bir şey söylemeden Üstad Bediüzzaman kendisine şunları söyledi:

“Kardeşim size şunu söyleyeyim; şapka için ben fetva verdim: Şapkayı giyen kâfir olmaz. Eğer ben o fetvayı vermeseydim, yirmi Şeyh Said daha çıkardı, isyan ederdi. Binlerce masumun kanı dökülürdü. Otuz sene eziyet ve sıkıntı çektim, helâl olsun... Şeyhülislâm Zenbilli Ali Cemâli Efendinin şapka hakkındaki fetvasını bildiğim halde, mukabil fetva verdim. Bu şapka için sevap kazanayım diye, yirmi Şeyh Said çıkar isyan ederdi. Bu yüzden yüz bin insan öldürüldü. Benim çektiğim eziyetler helâl olsun. Pişman değilim.”

Afyon mahkemesi neticelenmesi ve temyizin beraat kararını tasdiki üzerine, Üstad, Tahsin Tola’yı Adnan Menderes’e gönderdi. Selâmlarını iletmesini, aklen ve kalben İslâmiyeti ders veren Risale-i Nur’un neşrine destek vermesini istedi.

23 Mayıs 1983’te Hakkın rahmetine kavuşan Tahsin Tola’nın ismi, Risale-i Nur’da “Kur’ân hakikatlarının nâşiri olma gibi bir saadet mührünü, seyyidlerden iz ve işâretleri nâsiyesinde taşıyan, demokratlığın asâleti”, “Senirkentli kara melek”, melek doktor”, “Nurlara en ziyâde fâidesi dokunan”, “Demokrat Nur talebelerinden” şeklindeki takdir ifadeleriyle anılır.
Paylaş
Yükleniyor...