TEVHİD-İ ÂMÎ VE ZÂHİRÎ

İman için taklidî ve tahkikî iman şeklinde bir sınıflandırma yapılır. Birincisinde görgü ve telkine dayalı ve taklit esası üzere kurulmuş bir iman; ikincisinde ise, kendi nefsini ve bu âlem kitabını ilim ve hikmet nazarıyla tefekkür etmenin bir sonucu olarak kalpte hasıl olan ve hiçbir desise, vesvese yahut bâtıl fikirle sarsılmayacak kadar kuvvetli bir iman söz konusudur.

İmanı tahkiki olan bir insanın, tevhit inancı da hakikidir.
Tevhid-i âmî ve zahirîde ise, böyle bir ilim ve tahkik söz konusu değildir. Böyle bir mümin de Allah’ın birliğini kabul eder, ama kainatı dolduran tevhid delillerini okumaktan çok uzaktır. Bir müşriki tevhide davet konusunda söyleyecek fazla bir sözü olmaz.

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...