Elmas mı cam mı?

Paslanmış hüda yine elmastır

Hüda-yı İslâmiyet paslanmıştı heva ile. Deha-yı medeniyet cilalanmış hevesle. Çendan paslanmış olsa bir elmas-ı bî hemta, Bir câm-ı mücellâya müreccahtır daima.

O elmasa nakşolmuş olan hatt-ı semavî, Maddîlerin gözü, görmez o nakş-ı yekta. Hem de onu okumaz. Maddiler her bir şeyi madde içinde arar. Böylelerin akılları gözlerinde yerleşir. Akılları gözleşir mâneviyatı görmez. Mânâda göz kör olur.

• • •

Cehil, mecazı eline alsa hakikat yapar

İlmin elinden eğer cehlin eline düşse mecaz, eder inkılâp hakikate. Hem açar hurâfâta kapılar.

Küçüklüğümde gördüm ki, hasf olmuştu kamer. Sordum ben validemden. Dedi: “Yılan yutmuştur.” Dedim: “Neden görünür?”

Dedi: “Orada yılanlar böyle nim-şeffaf olur.” İşte böyle bir mecaz hakikat zannedilmiş. Medar-ı şems ve kamer tekatu noktaları olan re’s ve zenebde arzın haylûletiyle, bir emr-i İlâhiyle münhasif olur kamer.

İki kavs-ı mevhûme tinnîneyn yad edilmiş, hayalî bir teşbihle isim müsemmâ olmuş. Tinnîn ise yılandır.

• • •

Mübalâğa zemm-i zımnîdir

Hangi şeyi vasfetsen, olduğu gibi vasfet. Medhin mübalâğası bence zemm-i zımnîdir. İhsan-ı İlâhîden fazla ihsan, ihsan değildir.

• • •

Şöhret zalimedir
Şöhret bir müstebittir; sahibine mal eder başkasının malını. Meşhur Hoca Nasreddin letâifi içinde, zekâtı, asıl malı.

Rüstem-i Sistanî, onun hayal-i şanı garet etti bir asır mefâhir-i İran’ı. Gasb ve garetle şişti o namdar hayali, hurâfâta karıştı, attı nev-i insanı.

Okunan Yer: Sözler, Lemeât
Okuyan: Prof Dr Şadi Eren

İndirme Linkleri
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...