BAHRİ ÇAĞLAR

Yirmi Dokuzuncu Söz’deki “Elifler Kerameti” bahsinin şâhitlerinden olan Eşref Beyin oğludur.

Üstad Bediüzzaman Barla’ya geldiği gün (l926 baharı) halk arasında dilden dile gelişen haberler dolaşır. “Köye bir Hoca Efendi gelmiş. Namı Bediüzzaman imiş. Ankara’dan sürmüşler. Eğridir’den jandarma nezaretinde bir kayıkla gelmiş. Sekiz ay Budur’da kalmış. Etraftan halk ve ulema ziyaretine gelmeye başlayınca kimse ile görüştürmemek için dağlar arasında ücrâ bir köy olan Barla’ya nefyetmişler” gibi sözler yaygınlaşır. Bahri Çağlar da, duydukları karşısında içinde büyük hayranlık duyduğu bu zâtı görmek ister. Bu isteğini ise Üstad Bediüzzaman’ın gelişinin dördüncü günü gerçekleştirir. Başında sarığı, sırtında cübbesi, heybetli ve haşmetli yapısı onun hayranlığını daha da artırır.

Bu ilk tanışmanın ardından Üstad’a hizmetkâr oldu ve Risale-i Nur’ların neşredilmesi için büyük hizmetlerde bulundu. Bu dönemde kendisinin de içinde bulunduğu hizmet halkalarını az ve öz olarak şöyle anlatır:

“Risale-i Nurların elle çoğaltıldığı ilk yıllarda eli kalem tutan herkes gönderilen risaleyi yazarak çoğaltıyordu. Isparta’nın civar köylerinde, bilhassa Sav ile Barla arasındaki köylerde çok yazan vardı. Savlılar yazınca kitap Isparta’ya; Ispartalılar Kuleönüne, Kuleönlüler de Barla’ya getirirdi. Yazmasını bilmeyenler de Nur postacılığı yapar, kitapları taşırlardı.”
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...